COVID-19 Gelişmeleri

11 Ocak 2021

COVID-19 (KOVİD-19) Salgını Nedeniyle İsveç'te Alınan Önlemler 

Altyapı Bakanlığı’nın 26.03.2020 tarihli duyurusu ile, İsveç’te taşımacılık ve gemicilik sektörlerindeki bazı kurallarda esneklikler sağlanacağı duyurulmuştur. Bu kapsamda, gemicilik sektörünün salgından en az şekilde etkilenmesinin sağlanmasını teminen, süresi 01.04.2020-01.09.2020 tarihleri arasında dolacak olan, gemici ve denizcilerin gemi kullanım sertifikası süreleri, süre dolum tarihinden itibaren yeni bir başvuru gerektirmeyecek şekilde 6 aylığına uzatılmıştır. Sertifikaların yenilenmesinin zaman alması ve oldukça geniş prosedürler içermesi (doktor kontrolleri, stajlar, yetkili diğer makamların kontrolleri vb.), salgın döneminde ticaretin normal seyrini olumsuz yönde etkilemesi kaçınılmaz olarak görülmüştür.

Yük taşımacılığına ilişkin bugün itibariyle İsveç’te bir kısıtlama olmayıp, AB’nin Schengen sınırlarına getirdiği 30 günlük kısıtlamadan yük taşımacılığı muaf tutulmuştur. Temel hijyen kurallarına riayet konusunda sorumluluk taşımacılara bırakılmıştır. İsveç Gümrük Otoritesi, salgına ilişkin durumu yakından izlemekte ve hükümet ile İsveç Halk Sağlığı Kurumu’nun yönlendirmelerini dikkate almaktadır.

İsveç Ulaşım Ajansı, AB Komisyonuna yaptığı bildirimde, sürüş ve dinlenme sürelerine ilişkin sürelerde bir yumuşatmaya gidildiğini açıklamıştır. Komisyon’un 561/2006 Nolu Düzenlenlemesi’nin 14(2) üncü maddesini baz alan uygulama yurt içi ve uluslararası taşımacılıktaki tüm sürücüleri kapsayacak. Anılan madde, üye ülkelere acil durumlarda ve istisnai koşulların hüküm sürmesi durumunda ulaştırma faaliyetlerinde 6, 7, 8 ve 9 uncu maddelerin uygulanmasında 30 güne kadar varan istisnalar oluşturulmasına olanak sağlamaktadır. Halihazırda 14 Mart-16 Nisan 2020 tarihlerini kapsayan uygulama kapsamında İsveç, sürücülerin yorgun olmaması ve bu konuda sorumluluğu işverenlerin alması şartıyla; geçici surette, sürücülerin günlük dinlenme süresini 11 saatten 9 saate, haftalık dinlenme süresini 45 saatten 24 saate düşürdüğünü açıklamıştır. Bu gerekliliklere uyulması kaydıyla, günlük sürüş süresi, haftalık sürüş zamanı ve iki haftalık sürüş zamanlamasına ilişkin uzatımlarda bulunulmasının mümkün olduğu belirtilmiştir.

Salgının uluslararası taşımacılığa etkisi hususunda İsveçli otoriteler halihazırda malların AB içinde ve 3. ülkelerle ticarette serbest dolaşımı prensibini belirlemekle birlikte durumu anlık olarak izlemekte ve ek önlemlerin her an devreye alınabileceğini ifade etmektedir. Taşımacılığa ilişkin rapor edilen önemli bir sorun olmamakla birlikte, salgınla birlikte yük trafiğinde bir azalma görüldüğü rapor edilmiştir. Ayrıca, İsveç’e karayolu yerine havayolu veya deniz yolu (ferry lines) ile gelen sevkiyatlarda, uçuşlarda ve gemi taşımacılığında sıkça yaşanan iptallerle paralel olarak gecikme yaşandığı ifade edilmektedir.

14.03.2020 tarihinde AB Komisyonu tarafından belirli kişisel koruyucu ekipman ihracatına ilişkin getirilen yasaklama haricinde, AB içi veya dışında malların serbest dolaşımına ilişkin kısıtlama bulunmamaktadır. Dolayısıyla, İsveç’te halihazırda ülke ve/veya ürün bazlı bir ithalat ve ihracat yasağı bulunmamaktadır. Özellikle gıda ve gerekli ilaç tedarikinde İsveç malların serbest dolaşımında bir engel olmaması gerektiğini savunmaktadır. Gümrük Otoritesi enfeksiyon taraması için teslimatları kontrol etmemektedir.

2020 Ocak ve Şubat aylarında 2019'daki aynı döneme kıyasla İsveç’in ithalat ve ihracat rakamlarında hafif bir düşüş tespit edilmiştir. Ancak, bunların salgının etkileri olduğunu kesin olarak söylemek için henüz erkendir. İsveç üzerinden transit trafikte, muhtemelen Danimarka'daki bazı limanların kapalı olmasından dolayı belirli bir artış görülmektedir. Norveç'ten deniz yoluyla AB'den Danimarka'ya deniz yoluyla gidecek olan malların, Norveç'te havaalanları ve limanların kapalı olması nedeniyle İsveç üzerinden kara yoluna çıkması gerekmektedir.

Benzer şekilde, Danimarka'dan Norveç'e deniz yoluyla gidecek ihracatın artık İsveç üzerinden kara yoluyla yapılması gerekmektedir. İsveç çıkışlı gemi seferlerine ilişkin bir kısıtlama bulunmamaktadır.

İsveç Gümrük Otoritesi, şirketlerin üzerindeki finansal yükü azaltabilmek için bazı durumlarda gümrüklere ödenecek gümrük vergisi ve diğer vergi/ödemelerin ertelenebileceğini duyurmuştur. Bu kapsamda 2009: 99 sayılı Kanun’da bir değişikliğe gitmeyi planlayan Hükümet, değişikliğin Kabul edilmesi durumunda başvuruların direkt olarak e-posta üzerinden Gümrük Otoritesine yönlendirilmesini talimatlandıracaktır.

Hükümet ayrıca, AB Komisyonuna, salgınla mücadele kapsamında gerekli ürünlerin ithalatında KDV ve vergi indirimi sağlanması için başvuruda bulunmuştur. Konuya ilişkin Komisyon’un kararı beklenirken, kararın alınması durumunda Gümrük Otoritesi söz konusu ürünlerin ithalatında geçici olarak vergi ve KDV istisnası uygulayabilecek. Halihazırda yalnızca resmi kurumların ve Gümrük Otoritesinin onaylayacağı kuruluşların başvurusuna açık olması planlanan uygulama kapsamında, başvuru sahiplerinin, Komisyon kararının olumsuz olma ihtimaline karşı vergi ve KDV yükümlülüğü doğma ihtimaline rıza göstermelerinin bekleneceği açıklanmıştır.

Gümrük Otoritesi, İsveçli ihracatçı ve ithalatçı firmalar ile İsveç’e ihracat yapacak yabancı firmalara, küresel salgın nedeniyle mal ihracatı ve ithalatındaki gelişmelerin nispeten hızlı değişebileceği öngörüsü ile davranmalarını önermektedir. İsveç gümrüklerindeki kontroller ve ithalat/ihracat konularındaki gelişmeler Otorite’nin (https://www.tullverket.se/sv/foretag/coronavirusetochdintullhantering.4.153f8c8c 16ffad23c22719.htmlweb sayfasından takip edilebilmektedir. 

AB Komisyonu’nun medikal ürün ithalatında vergi ve KDV istisnası uygulaması kararı İsveç tarafında yetersiz bulunmaktadır. Halihazırda yalnızca hükümet makamları ve yetkilendirilmiş kuruluşlara verilen hakların genişletilerek özel sektöre de sağlanması gerektiği sürekli olarak ifade edilmektedir.

Bu görüşler, 16 Nisan tarihinde gerçekleşen AB Ticaret Bakanları video konferansında İsveç Ticaret Bakanı tarafından da ifade edilmiş ve ‘İsveç Sağlık Ticareti İnisiyatifi’nin tanıtımı yapılarak medikal ürünlerin ticaretinde vergi ve diğer engellerin kaldırılması önerisi sunulmuştur.

Corona (korona) virüs salgını kapsamında ticaretin normal seyrine etki eden hiçbir önlem alınmaması gerektiğini savunan İsveç, ihracatta olduğu kadar, salgınla mücadelede gerekli ekipman ithalatında da engellerin ortadan kaldırılması gerektiğini savunmaktadır. Artan medikal ürün ihtiyacı ülkeyi ithalatta güvenilir ortaklar bulmaya sevk etmektedir. Medikal ürünlerin yanı sıra, bugün itibariyle, market ve gıda ürünleri, dayanıksız tüketim malları, temizlik ürünleri de ülkenin artan talebe cevap vermekte zorlandığı potansiyel ürünler olarak öne çıkmaktadır (T.C. Stokholm Ticaret Müşavirliği, Genel Değerlendirme, 03.05.2020).

Coronavirus’le (koronavirüsle) mücadelede diğer Avrupa ülkeleri sert önlemler alırken, İsveç, süreci görece oldukça hafif önlemlerle yönetmektedir. Ülkede virüsle mücadele kapsamında hâlihazırda yalnızca lise ve üniversiteler uzaktan eğitime geçerken, anaokulları, çocuk yuvaları, ilköğretim okulları, restoranlar, kafeteryalar, spor salonları, alışveriş merkezleri ve toplu taşıma araçları açık tutulmaktadır. Ülkede yapılan bir araştırmaya göre, halkın %52'sinin süreç yönetiminden memnun olduğu belirtilmektedir. İhracata dayalı bir üretim ve büyüme modeli uygulayan İsveç ekonomisinin, mevcut yumuşak önlemlerle dahi, ekonomisinin süreçten ciddi bir hasarla çıkacak olması ve İsveç'te uzaktan çalışma kültürünün sektörel ve bölgesel bazda edinilmiş bir iş kültürü olması, modelin uygulanmasındaki en büyük ekonomik sebep ve gerekçe olarak gösterilmektedir (01.04.2020).

İlk olarak, Mart ayı ortasında, katılımcı sayısı 500'ü aşan bütün toplanma faaliyetleri iptal edilmiş, bu sayı 29.03.2020 tarihi itibariyle 50 olarak revize edilmiştir.

Ülkeler Tarafından Uygulanan COVID-19 (KOVİD-19) Geçici Ticaret Önlemleri İçin:  https://www.macmap.org/en/covid19 (ITC-Market Access Map/COVID-19 Temporary Trade Measures)

Ekonomik Destekler

Hükümetin, Covid-19 (Kovid-19) ile ilgili araştırma faaliyetleri için 100 milyon SEK, virüse ilişkin aşı bulunması çalışmaları için ise 2024 yılında kadar her sene ilave 100 milyon SEK fon sağlayacağı açıklanmıştır Aşı temini, dağıtımı için yapılacak planlamanın önemine dikkati çeken Sağlık Bakanı Hallengren, İsveç'in AB ve Dünya Sağlık Örgütü ile müzakerelerde bulunarak, aşı talebinin artacağı dönem için yerini sağlama alacağını açıklamıştır. Salgın nedeniyle bilet satışları azalan ülke geneli toplu taşımacılık sektörü için 3 milyar SEK fon ayırılmıştır. Salgın nedeniyle kapasitesi azalan toplu taşımacılık sisteminin sağlıklı işleyişinin devamı, özellikle kalabalığın azaltılması yönüyle bir sistem geliştirilmesi ve sağlık çalışanlarının işlerine erişiminde problem yaşamamalarının temini için özel önem taşımaktadır. İlaveten, %90’ı İsveç ve Danimarka tarafından devlet garantisi altına alınan ve AB Komisyonunca onaylanan kredi paketi kapsamında, havayolu şirketi SAS'ın operasyonlarına yeniden başlayana kadar likidite problem yaşamaması amacıyla 3,3 milyar SEK kredi sağlanmıştır. Hükümet ayrıca, salgının ekonomiye verdiği zararları bertaraf etmek için 14,7 milyar SEK tutarında yeni bir destek paketi açıklamıştır. Bu kapsamda, Temmuz ayı sonuna kadar, hastalık izni ödemelerini işverenler yerine devlet yapmaya devam edecek olup bu kapsamda 9 milyar SEK bütçe tahsis edilmiştir. Hükümet yaşlı bakım servislerinin iyileştirilmesi için ise 2,2 milyar SEK ek bütçe tahsis edildiğini açıklamıştır.

Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) 11.03.2020 tarihinde coronavirus (koronavirüs) salgınını ‘küresel salgın (pandemi)’ olarak tanımlamasının ardından birçok ülke gibi İsveç de salgının ülke ekonomisine negatif etkilerini en aza indirmeyi hedefleyen politikalar açıklamaya başlamıştır. İsveç Merkez Bankası, Mart ayı ortasında salgından zarar gören işletmelerin zararlarının tazmini için 500 milyar SEK'lik bir kredi paketi öne sürmüştür. Ayrıca, Maliye Bakanlığı, virüsün negatif etkilerini bertaraf etmek için 300 milyar SEK ek bütçe tahsis edileceğini açıklamıştır.

25.03.2020 tarihinde Hükümet, küçük ve orta ölçekli firmalar için hazırlanan kriz paketi ile hem işletmelerin hem de iş kollarının korunmasını hedefleyen bir ‘acil durum planı’ hazırladığını duyurmuştur. Plan kapsamında, salgın nedeniyle finansal problemlerle karşılaşan şirketlerin finansman ihtiyacını karşılamak üzere kredi garanti mekanizması devreye alınmıştır. Mekanizma çerçevesinde, şirketlerin bankalarından alacakları kredilerin %70’i devlet garantisinde olacaktır. Devletin bankalara garanti vermesinin ardından, bankaların firmalara kredi sağlaması beklenmektedir. Bu kapsamda belirlenecek firmalara ilişkin bir ölçek sınırı olmamakla birlikte temelde küçük ve orta ölçekli firmaların hedeflendiği ve firma başına sağlanacak kredi üst sınırının 75 Milyon SEK olduğu açıklanmıştır.

Kriz paketi çerçevesinde Hükümet ayrıca vergi indirimleri ve kısa dönem çalışma ödeneği mekanizmasını devreye almıştır. İşsizliğin artmasını önlemek ve firmaların işe geri çağırma esnasında yaşayacakları zorlukları en aza indirgemek için, çalışanların daha az günlük çalışma süresi ile aylığının %90’ına kadar olan tutarını alabilmesi sağlanacaktır. Ayrıca, 1 Mart-30 Haziran tarihleri arasında işverenlerin sosyal güvenlik prim ödemeleri azaltılarak firma başına maksimum 30 çalışanın yalnızca yaşlılık sigortası katkısının ödenmesine karar verilmiştir. Bahse konu kriz paketi kapsamında Hükümet ayrıca, otel, restoran, dayanıklı tüketim malları arzı gibi etkilenen sektörlerde kira ödemelerine ilişkin bir revizyona gideceğini açıklamıştır. Değişiklik kapsamında, firmaların net kira ödemelerinde Nisan-Haziran aylarında işletmelerin kiranın %50’sine varan oranlarda hükümet tarafından finanse edilmesi sağlanacak. İhtiyaç duyulması halinde süre uzatımına gidilecek bu destek paketi için hükümet 5 milyar SEK’lik bir fon ayırdığını açıklamıştır.

Nisan ayında corona (korona) salgını nedeniyle zarar gören işletmelere yönelik ek bütçe tahsis edileceğini ilan eden İsveç Hükümeti 39 Milyar SEK’lik ek bütçeyi açıklamıştır. Söz konusu paketle birlikte, Hükümetin şimdiye kadar açıklamış olduğu desteklerin toplamı, Ülke GDP’sinin %3’üne denk gelmiş bulunmaktadır. Bu destek paketi ile temel olarak işletmelerin krizden kaynaklı akut sorunlarının (özellikle sabit işletme maliyetleri) çözülmesi amaçlanırken aynı zamanda, firmaların operasyonlarını yeniden yapılandırabilmeleri ve başlayabilmeleri hedeflenmektedir. Bu kapsamda firma başına verilecek destek tutarının 150 milyon SEK’e ulaşması ve toplamda 200 bin firmanın destekten faydalandırılması beklenmektedir (04.05.2020).

Hükümetin, Covid-19 (Kovid-19) ile ilgili araştırma faaliyetleri için 100 milyon SEK, virüse ilişkin aşı bulunması çalışmaları için ise 2024 yılında kadar her sene ilave 100 milyon SEK fon sağlayacağı açıklanmıştır Aşı temini, dağıtımı için yapılacak planlamanın önemine dikkati çeken Sağlık Bakanı Hallengren, İsveç'in AB ve Dünya Sağlık Örgütü ile müzakerelerde bulunarak, aşı talebinin artacağı dönem için yerini sağlama alacağını açıklamıştır. Salgın nedeniyle bilet satışları azalan ülke geneli toplu taşımacılık sektörü için 3 milyar SEK fon ayırılmıştır. Salgın nedeniyle kapasitesi azalan toplu taşımacılık sisteminin sağlıklı işleyişinin devamı, özellikle kalabalığın azaltılması yönüyle bir sistem geliştirilmesi ve sağlık çalışanlarının işlerine erişiminde problem yaşamamalarının temini için özel önem taşımaktadır. İlaveten, %90’ı İsveç ve Danimarka tarafından devlet garantisi altına alınan ve AB Komisyonunca onaylanan kredi paketi kapsamında, havayolu şirketi SAS'ın operasyonlarına yeniden başlayana kadar likidite problem yaşamaması amacıyla 3,3 milyar SEK kredi sağlanmıştır. Hükümet ayrıca, salgının ekonomiye verdiği zararları bertaraf etmek için 14,7 milyar SEK tutarında yeni bir destek paketi açıklamıştır. Bu kapsamda, Temmuz ayı sonuna kadar, hastalık izni ödemelerini işverenler yerine devlet yapmaya devam edecek olup bu kapsamda 9 milyar SEK bütçe tahsis edilmiştir. Hükümet yaşlı bakım servislerinin iyileştirilmesi için ise 2,2 milyar SEK ek bütçe tahsis edildiğini açıklamıştır.

Geleceğe Dönük Beklentiler 

Salgının ekonomi ve ticaret üzerindeki etkilerini yavaş da olsa azaltmaya başlayan İsveç'te uluslararası ekonomik ticari aktivite halen istenen seviyeye gelememekle birlikte Mayıs ayı itibariyle ekonomik iyileşme sinyalleri verilmeye başlanmıştır.  İsveç İstatistik Kurumu verilerine göre, ülkenin genel ithalatının %20 oranında azaldığı Nisan ayında, ülkemizden İsveç'e yapılan ihracattaki azalma %3 ile sınırlı kalmıştır. Önümüzdeki dönemde ülkenin ekonomik aktivitesinde ve dolayısıyla ithalatında yaşanacak artışla birlikte, potansiyel sektörlerle birlikte değerlendirildiğinde ülkemizden İsveç'e ihracatta salgın öncesi dönemdeki artış ivmesini hızla yakalayacağı değerlendirilmektedir.

Bununla birlikte, İsveç ile ticarette, gelinen dönem itibariyle, e-ticaret uygulamaları, öne çıkan sektörlerden bağımsız olarak önemini oldukça arttırmış durumda olup e-ticaret, geleneksel ticaret uygulamalarının yerini hızla almaktadır. Yine, market ve bakkaliye, ev elektroniği ve elektrikli aletler vb. sektörler, ülkenin ithalatı ile ülkemiz ihracatında önemi artan ve İsveç'e ihracatı daha fazla yönlendirilmesi gerektiği tespit edilen sektörler olarak göze çarpmaktadır (30.06.2020).

İsveç Ulusal Ticaret Otoritesi-Kommerskollegium tarafından yapılan açıklamada, ülkenin ithalat ve ihracatının beklenenden oldukça fazla hızda düştüğü, konteynerlerde taşınan ihraç mallarında %60, ithal mallarında ise %50 oranında düşüş yaşandığı ifade edilmiştir. Deniz yoluyla taşımacılıkta da benzer bir şekilde, coronavirüs (koronavirüs) salgını nedeniyle ciddi oranda azalma izlendiği kaydedilmiştir. Otorite’nin baş ekonomisti Patrik Tingvall, ticarette en çok etkilenen sektörün binek otomobilleri olduğunu ve bu sektörde ticaretin durma noktasına geldiğini ifade etmiştir. İlaç ticaretinin ise halihazırda normal seyrinde devam ettiği ifade edilmiştir. Ekonomik aktivitedeki yavaşlamanın, insan hareketliliğinin ve ticaretin azalmasının ve bazı fabrikaların geçici olarak kapanmasının doğal bir sonucu olduğunu ifade eden Tingvall, koronavirüs salgının dış ticaret üzerindeki uzun dönemli etkileri ile bu etkilerin de bahsi geçen düzensizliklere oldukça bağımlı olmasının krizde mevcut ana öngörülemezlik nedeni olduğunu savunmaktadır. Ekonomist ayrıca, ülkelerin coronavirüs (koronavirüs) krizine verdikleri yanıtların krizi derinleştirici ve uzatıcı etkilerinden bahsederek, ticarette artan korumacılık öngörüsünün yükseldiği bu dönemde, korumacılığın 1930'lardaki Büyük Buhran döneminde olduğu gibi, krizi olduğundan daha fazla büyütme potansiyeline sahip olduğunun ve ülkelerin bu politikadan kesin surette kaçınmaları gerektiğinin altını çizmiştir.

Coronavirüs (koronavirüs) salgınının yarattığı kriz, küresel ve AB düzleminde Büyük Buhran'dan sonraki en beklenmedik ekonomik şok olarak tanımlanırken, İsveç, krizi ekonomik aktivitenin ve uluslararası ticaretin devamlılığı ile yönetmeyi amaçlamakta, salgın kapsamında ticareti etkilenen sektörlerin istatistiki izleme ve değerlendirmesi, Kommerskollegium içerisinde oluşturulan Ticaret Heyeti tarafından yapılmaktadır. Otorite, ülkelerle olan ticarette, salgından kaynaklı AB geneli içerisinde oluşturulan kurallar haricinde teknik ve ülke bazlı bir engel bulunmamakla birlikte, ihracat ve ithalatta talebe bağlı hızlı değişiklikler olduğunu açıklamaktadır. Otorite, istatistiklerin çok hızlı biçimde değiştiğini ve dış ticarette uzun dönemli tahminler yapılması için çok yanlış bir zamanlama diliminde bulunulduğunu açıklamaktadır. Ülkede Nisan ayında otomobil satışlarının %37,5 azalmasına rağmen elektrikli otomobil satışları iki katına çıkmıştır. Volvo'nun bütün üretim fabrikalarını yavaş yavaş üretime açma kararı da bu kapsamda oldukça olumlu bir gelişme olarak değerlendirilmektedir. İsveç tarafında salgının etkileri kapsamında otomotiv sanayi için belirleyici unsur, üretimin ne zaman başlayacağı ve yolcu taşıtlarında ticareti arttırıcı yönde telafi edici talep olup olmayacağı hususlarıdır (19.05.2020).

AB öngörülerine göre, coronavirüs (koronavirüs) salgını sonrasında, İsveç’in GDP’si 2020 yılında %6 oranında azalırken İşsizlik 2020 ve 2020’de %10 olarak gerçekleşecek. İsveç'in sanayi gazetesi Dagens Industri, Hükümetin coronavirüs (koronavirüs) kontrol stratejisinin hizmet sektöründe diğer Avrupa ülkelerine oranla daha başarılı olduğunu öne sürmüştür. Salgın süresince devlet destekleriyle operasyonlarına devam eden birçok İsveç firması bu anlamda talepte ciddi bir azalma yaşasa da, bu durum diğer Avrupa ülkelerine göre sınırlı kaldmıştır. Hazır giyim devi H&M’in satışları, salgının başlangıcından bu yana %57 oranında azalmış ve firmanın fiziksel birçok mağazası kapanma noktasına gelmiştir. Otomobil satışları ise Nisan ayında %37,5 oranında azalış göstermiş, ulusal havayolu şirketi SAS’ın yolcu taşıma aktivitesi Nisan ayında 2019’un aynı dönemine göre %98 oranında düşmüştür. Azalan satışlar, ticari kiracıların kira azaltım taleplerini de beraberinde getirmiştir. İsveç’te ilk çeyrekte işsizlik %7,6 olarak gerçekleşmişse de, ülkeler arası mevsimlik işçi transferi yasaklarından ötürü hasatların toplanması tehlikesi ile karşı karşıya kalınmıştır. Bununla birlikte, ekonomistler, İsveç’in salgına karşı liberal eko-politik duruşunun ekonomi üzerinde olumlu bir etkisi olduğuna inanmaktadırlar. Volvo’nun bütün fabrikalarında üretime aşamalı olarak yeniden başlaması ve yeni nesil otomobil üretim planlarının değişmeyeceğini açıklaması buna örnek olumlu bir gelişme olarak gösterilmektedir (15.05.2020).

Salgın sonrası döneme ilişkin olarak ekonomi otoriteleri, İsveç'in 2020 yılı GDP azalışı ve işsizlik artışına ilişkin daha önce yapılan kötümser tahminleri daha aşağı yönlü olarak revize etmiştir. İşsizliğin yaz dönemine kadar %10'u bulması ve 2020 yılı 2. çeyreğinde GDP'nin %13 oranında azalması beklenmektedir. İşsizlik mart ayında %7,5 olarak açıklanmıştır.

Mart ayı ortasında özellikle market ürünleri, makarna, hamur mayası, baharat, donmuş yiyecek, tuvalet kağıdı gibi ürünleri önemli ölçüde stok yapan İsveçlilerin bu tüketim davranışının, Nisan ayı sonu itibariyle normal-yüksek seyrine döndüğü görülmektedir. Tüketimde yaşanan bu azalma çok hızlı olarak nitelendirilirken, en büyük düşüş %95 oranında havayolu ve yolculukla ilgili tüketimlerde görülmektedir. Restoran ve otelcilik sektörü, taşımacılık, turizm, yapı-inşaat sektörleri salgından en fazla etkilenecek sektörler olarak öne çıkmaktadır. Yalnızca Stokholm'de ev satışlarının mart ayında %4 oranında azalması, özellikle yeni evlere talebin çok azalması, inşaat sektörünün önümüzdeki dönemde en fazla daralan sektörler arasında olacağını göstermektedir.

Salgın nedeniyle İsveç’te otel, restoran gibi arzı gibi etkilenen hizmet sektörleri çeşitli devlet yardımları ile sübvanse edilmekle birlikte, salgın sonrası dönem için hizmet ihracatında potansiyel arz eden sektörler olarak değerlendirilmektedir. Mal ihracatında ise dayanıksız tüketim malları (özellikle market ve temizlik ürünleri), gıda ürünleri, medikal ürün ve ekipmanlar ile bilgisayar oyunları sektörleri ihracat potansiyelinin artmaya devam edeceği öngörülen sektörler olarak öne çıkmaktadır (03.05.2020).

İsveç, sınırları kapamanın ve korumacılığın corona (korona) virüsle mücadele etme yolu olmadığını, bunun yerine güçlü bir uluslararası işbirliği gerektiğini savunan bir politika yürütmeye devam etmekte, Ülkelerin önceliğini kendi vatandaşlarına ve ekonomilerine vermesinin kaçınılmaz olduğunu kabul etmekle birlikte sürdürülebilir bir mücadele için uluslararası işbirliğinin kaçınılmaz olduğunu vurgulamaktadır (03.05.2020).