Doğrudan Yabancı Yatırımlar

31 Ağustos 2018

Doğrudan Yabancı Yatırımların Görünümü
 
İşçi ücretlerinin artık düşük olmaması ve gelişmiş ülkelerden gelen ihracat talebinin azalmaya başlaması Çin’de doğrudan yabancı yatırımlarda azalış olabileceği tahminlerini doğurmaya başlamıştır. Fakat artan iç talep doğrudan yabancı yatırımları arttırıp olumsuz etkenleri pozitife çevirebilir.
 Son yıllarda, Çin, ekonomik büyüme modelinde, niceliksel büyümeden kalite gelişimine yöneldikçe, Çinli firmalar yeni sektörlere yatırım yapmaktadırlar. Bu yeni sektörlerin başlıcaları yüksek teknolojii, gıda,  tarım, emlak ve hizmet sektörleridir. 2016 yılında, Çinli firmaların değer olarak yurtdışında gerçekleşen ilk 10 şirket satınalma ve birleşme işlemlerinde sadece 1 şirket satınalma ve birleşme işlemi, madencilik sektörüne yönelik  olurken 5 yıl öncesinde söz konusu şirket satınalma ve birleşmelerinin, 6’sı petrol ve doğalgaz ve 1 tanesi madencilik sektörüne yönelik olmuştur.
  Son yıllarda, Çin’in yurtdışı yatırımlarındaki destinasyonların farklılaşması da göze çarpmaktadır. Yatırımlar, hammadde zengini gelişmekte olan ülkelerden gelişmiş teknolojiye, markalara ve küresel dağıtım ağlarına erişim sağlamak için gelişmiş ülkelere kaymaktadır.  2010 yılında değer olarak en büyük  10 şirket satınalma ve birleşmelerinin yarısı gelişmiş ülkelerde gerçekleşirken 2016'da ise en büyük  10 şirket satınalma ve birleşmelerinin 9’u gelişmiş ülkelerde gerçekleşmiştir. Geçmişte, Çin’in büyük kamu şirketlerinin yurtdışı yatırımları dikkat çekerken son zamanlarda özel sektör firmalarının yurtdışı yatırımlarındaki iddialı yükseliş göze çarpmaktadır. 
Perakende, lojistik ve finansal hizmetlerde yatırım yapmayı düşünen yabancı yatırımcılar diğer sektörlerde yatırım yapmayı düşünen yatırımcılara göre daha kararlı ve tedbirli olması gerekmektedir. Vergi kolaylıkları ve ucuz arazi teşviklerinden ziyade artık yeni düzenleyici engeller ve kısıtlamalar görülebilir. Devlet teşvik etmek istediği sektörlerde daha çok taviz vermeyi tercih etmeye başlayacaktır. Fakat bu tavır Çin hükümetinin yabancı yatırımlara sırtını döndüğü anlamına gelmemektedir. Aksine 12. Beş Yıllık Kalkınma Planı kapsamında alternatif enerji, biyoteknoloji, bilgi teknolojileri ve yüksek teknolojili üretim ekipmanları gibi sektörlerde yabancı yatırımlar da en az yerli yatırımlar kadar desteklenmektedir. 
 
DOĞRUDAN YABANCI YATIRIMLAR
2017 yılında % 44 olacağı tahmin edilen ülkedeki toplam yatırımların GSYİH'ya oranının, 2018 yılında %43,3 ve 2022 yılında %41,8 olması beklenmekte, (IMF-Ekim 2017)2014-2016 döneminde toplam doğrudan yabancı yatırım miktarı 397,8 milyar dolar olan Çin, 2016 yılında 1,4 trilyon dolarlık toplam yabancı sermaye stoku ile dünyada 3. sırada [A.B.D. 6,4 trilyon $ ile 1., Türkiye 132,9 milyar $ ile 37. (UNCTAD)]Çin, 2016 yılında 133,7 milyar $ ile doğrudan yabancı yatırım çeken ülkeler arasında 3. sırada [A.B.D. 391,1 milyar $ ile 1., Türkiye  12 milyar $ ile 26. (UNCTAD)]
 
UNCTAD  2017 Yatırım Raporuna göre Çin 2016 yılında yurt dışında en çok yatırım yapan ikinci ülke konumundadır. 2017 yılı için de en çok yatırımın yönelecği ülkeler arasında ikinci konumda görülmektedir. Çin yurt dışına yaptığı 183 milyar dolar doğrudan yabancı yatırtırımlarada 2016 yılında %44 artışla ilk kez ikinci sıradaki yatırımcı olmuşrur
2017 -2019 döneminde için Yatırım Geliştirme Ajansları (IPA- Investment Promotion Agencies) arasında yapılan araştırmada;  Çin yatırım çekecek birinci sıradaki ülke olarak tahmin edilirken, Çokuluslu Şirketler  (Multinational Enterprieses) arasında yapılan benzeri araştırmada Çin’in yatırım çeken ülkeler arasında ikinci sıradaki ülke olacağı yönünde tahminde bulunulmuştur.  2017 yılında Çin’in yurt dışı yatırım konusunda en çok yatırım yapaması beklenen ülkeler olcağı (ikinci sırara) arasında olması beklenmektedir.
 UNCTAD 2015 Dünya Yatırım Endeksi Raporu’na göre Çin dünyanın en büyük FDI talebini yaratan ülke olmakla birlikte 2015-17 döneminde çokuluslu şirketlerin küresel boyutta yaptıkları girişimlerde en büyük yatırım miktarını çeken ülke olmuştur. 2015 yılında bir önceki yıla göre %,6,4’lük artışla 135 milyar dolarık bir FDI girişi yaşanmıştır. Çin’e 2016 yılında gelen yabancı sermaye 2015 yılına göre %1 azalarak 134 milyar dolar gerçkleçmi ve Dünyada ABD ve Birleşik Kralık’ın arndan 3 sırda yer almıştır. Çin yurt dışına yaptığı 183 milyar dolar doğrudan yabancı yatırtırımlarada 2016 yılında %44 artışla ilk kez ikinci sıradaki yatırrımcı olmuşrur
 
 

Doğrudan Yabancı Yatırımlar 2013 2014 2015 2016
FDI Girişi (milyon USD) 123.911 128.500 135.610 133.700
FDI Yurt İçi Stoku (million USD) 956.793 1.085.293 1.220.903 1.304.404
FDI Yurt Dışı Stoku (million USD)  660.478 882.642 1.097.865 1.280.975
FDI Girişi ( %fGDP) 1,3 1,2 1,2  1,2
FDI Stock ( % GDP) 9,9 10,3 10,9   11,9
FDI Çıkış (milyon USD) 107.844  123.120    127.560  183.100
Kaynak:UNCTAD, 2017
 
Yatırımcı Ülkeler 2015, %
Hong Kong 73,4
Singapur 5,5
Tayvan 3,5
G.Kore 3,2
Japonya 2,5
ABD 2,0
Almanya 1,2
Fransa 0,9

Kaynak:UNCTAD, Invest In China 

Yatırımlara Sağlanan Teşvikler
Çin’de yatırım teşvikleri belirli ülkeler veya bölgeler bazında değil, genel olarak tercihli sektörler ve tercihli bölgeler/şehirler bazında düzenlenmekte ve mevcut ihtiyaçlar doğrultusunda revize edilmektedir. Örneklemek gerekirse, yeni tarım teknolojileri ve entegre tarımsal kalkınma, enerji, bazı ulaştırma alt sektörleri, özel hammadde projeleri ve yüksek teknoloji gibi sektörler desteklenmektedir. Bununla birlikte, eski teknoloji, çevreye ve enerji kullanımına duyarlı olmayan projeler, bazı ulaştırma alt sektörleri ile madencilik ve mineral sektörleri kısıtlı olarak desteklenmektedir. Öte yandan, yabancı yatırımcıların, askeri ve savunma alanlarında, çevreye duyarlı olmayan ve yoğun enerji tüketimine yönelik projelerde yatırım yapmalarına izin verilmemektedir
Çin ticaret politikası gereği tarife ve tarife dışı engelleri uygulamaktadır. Tarife dışı engeller, merkezi ve bölgesel düzeyde Ekonomik ve Ticari Komisyon, Devlet Planlama Komisyonu ve Dış Ticaret ve Ekonomik İşbirliği Bakanlığı (MOFTEC) tarafından yürütülmektedir.
Çin vergilerini kademeli olarak düşürmesine rağmen tarifeler genel görünüş itibarıyla yüksek bulunmaktadır. Burada temel amaç ithalatın kısıtlanması yolunda yerel endüstrilerin korunmasıdır. İthalat tarifeleri bu durumları ile ticari imkanları engelleyen başlıca unsur olmaktadır.
Çin’de 5 özel ekonomik bölge bulunmaktadır (SEZ) Shenzhen, Zhuhai, Shantou, Xiamen ve Hainan adası. SEZ’lerdeki firmalar bu bölgelerde kullanılmak üzere ithal edilen mallara ilişkin tarife indirimleri ve vergi avantajlarından yararlanmaktadır. Bu bölgelerde ithal edilen ürünler sadece bölge içinde kullanılıp iç piyasada satışa sunulamazlar.
Buna ek olarak 14 “Açık Kıyı Şehri” ve bölgesi, yabancı yatırım projelerine izinli ve yatırım teşvikleri vermekte, gerekli ekipman ve teknoloji ithalatına gümrüksüz giriş imkanı sağlamaktadır.
Ayrıca 14 kıyı şehrinden iç bölgelerdeki 16 ırmak kıyısı yerleşim yerine, 200 kadar Ekonomik ve Teknolojik Gelişme Bölgesi bulunmaktadır. Bu bölgeler yabancı yatırımcılar için çeşitli kolaylıklar sağlamaktadır. Bilim Parkları ve Yüksek Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde ise özellikle yüksek teknoloji gerektiren aktiviteler için bazı imtiyazlar sunulmaktadır. Bu avantajlar arasında vergi imtiyazları, özel finansman, inşaat yardımı, hammaddeler için ithalat izni zorunluluğundan muafiyet sayılmaktadır.
Son olarak 3 Serbest Ticaret Alanı, 2 İhracat İşleme Bölgesi (EPZ) bulunmaktadır. Bu tür yerlerde ithalat her türlü vergiden muaftır, iç piyasaya satış yasaktır. Anılan 2 ihracat işleme bölgesi serbest ticaret bölgelerine benzemektedir.
Çin’in DTÖ’ye girişi bütün bu uygulamalarının standart bir temele oturtulması ile yakından ilgili bulunmaktadır.
İthalat sırasında gümrüklerin şeffaflıktan yoksun olması temel problemlerden birisidir. Aynı ürün gümrük giriş kapısı itibariyle farklı gümrük vergi oranlarına tabi olmakla kalmayıp, gümrük vergisinin pazarlık (görüşme) suretiyle belirlenmesi söz konusu olabilmektedir. Zira yerel otorite gümrük vergisini belirlemede esnekliğe sahip bulunmaktadır.
Dış ticaret yapan bütün kuruluşlar MOFTEC’in himayesi altındadır. Sadece MOFTEC tarafından izin verilen kuruluşlar dış ticaret yapabilir. İki resmi model mümkün olmaktadır: Dış ticaret yapma iznine sahip Dış Ticaret Şirketleri (FTC) ve Üretim Şirketleri.
Üretim Şirketleri kendi üretimlerini ihraç ve gerekli girdileri ithal edebilirler. Bu izin MOFTEC tarafından verilmektedir. İki tip şirket de tarifeler, kotalar, izinler ve döviz kuru itibariyle FTC’ler gibi muamele görmektedir. Yabancı sermayeli (FIE) kuruluşlar da yerli satışlar ve ihracat açısından sadece kendi üretimleri ile sınırlandırılmıştır. Bu kuruluşların tamamlayıcı ürünler ithal etmelerinde önemli sorunlar çıkmaktadır.
İthal edilen ürünlerin kontrolü devlet makamları tarafından yapılmaktadır. Herhangi bir bağımsız şirketin Çin limanlarında çalışmasına izin verilmemektedir. Anlaşmazlık halinde ihracatçının olayı tarafsız bir merciye havale etmesi mümkün olamamaktadır.
Dış ticaret yapma hakları devlet mülkiyeti Dış Ticaret şirketlerine aittir. (Ya da yabancı sermayeli olup üretimlerini ihraç etmek zorunda olanlara) Çin’de bireylerin dış ticaret yapması yasaklanmıştır.
Bu durum GATT Anlaşmasının 11. Maddesinin ihlali anlamına gelmektedir. Zira DTÖ sistemin temel amacı bireylere ticaret yapabilme şansını verebilmektedir.
Ekim 1998'de, Ocak 1999'dan itibaren ihracatın özel sektöre açıldığı duyurulmuştur. Bu tarihten sonra dış ticaret yapma izni olan özel firma sayısında önemli bir artış kaydedilmiştir.