Genel Ekonomik Durum

15 Nisan 2019

Temel Ekonomik Göstergeler

  2015 2016 2017 2018 * 2019 *
GSYİH (cari-milyar $) 242 236 210 96 87
GSYİH Artışı (%) -6,2 -16,5 -14 -18 -5
Kişi Başı Gelir ($) 7.920 7.690 6.890 3.300 3.100
Tasarruf / Gsyih (%) 31 8,6 12 13 15
Toplam Yatırım / Gsyih (%) 49,1 15,4 10 10,6 11,3
İşsizlik Oranı / Aktif İşgücü (%) 7,4 20 27 33 37
Enflasyonu (tüketici ort- %) 111 254 1.090 1,370,000 10.000.000
Toplam Kamu Borcu /Gsyih (%) 32 31 39 159 162
Cari Denge (milyar $) -16 -3,8 4,2 5,9 3,4
Cari Denge / Gsyih (%) -6,6 -1,6 2,0 6,1 4
              IMF (2019 mart)                                                                                                                                                                             *IMF tahmini
 

Ekonomik Yapı:
OPEC üyesi olan Venezuela ekonomisinin en güçlü yönü sahip olduğu (302 milyar varil seviyesindeki dünyanın en büyük) petrol rezervleridir. Ancak, petrol fiyatlarına aşırı duyarlı olması da ekonomisinin en zayıf yönünü oluşturmaktadır. Nitekim, petrol gelirlerine bağımlı olan ekonomisi nedeniyle, petrol fiyatlarındaki düşüş ülke ekonomisini olumsuz yönde etkilemektedir.
 
Venezuela ekonomisine ilişkin yapılan kredi derecelendirme kuruluşlarının değerlendirme notlarına baktığımızda; ekonomik yapı açısından hükümetin öngörülmeyen kararlar alması ve şeffaflık eksikliği ile petrole aşırı bağımlılığı nedeniyle “CCC” risk notuna sahip olduğu; bankacılık ve döviz kuru riski açısından ise “C” risk notuna sahip olduğu görülmektedir.
 
Yüksek enflasyon oranı, Venezuela ekonomisinin uzun süredir devam eden bir sorunudur. Venezuela’nın dış borç/GSYİH oranının Brezilya, Meksika gibi gelişmiş ekonomiler hariç diğer Latin Amerika ülkelerinden az olmasının en önemli nedeni; devlet gelirlerinin dış borçların önemli miktarını karşılayacak kadar fazla olması idi. Bu gelirlerin de önemli miktarı, dünyanın en büyük rezervlerinin Venezuela’da olduğu iddia edilen petrol ihracatından gelmiştir.
 
Venezuela ekonomisinin en temel özellikleri olarak petrole bağımlılık, yüksek/hiper enflasyon, devletleştirme uygulamaları ve uluslararası ticareti zorlaştıran kambiyo rejimidir.
 
2014 yılından itibaren yaşanan iktisadi olumsuzluklar çerçevesinde Venezuela ekonomisinin 2018 yılında %18 ve 2019 yılında %5 küçülmesi; ülkedeki işsizlik oranının ise 2019 yılında %37 olarak gerçekleşmesi beklenmektedir. (IMF)
 

Hiper Enflasyon Sorunu
Enflasyon 2013 yılından itibaren artış hızını yükseltmiş, 2015 yılında üç haneli rakamlara ve 2017 yılında da dört haneli rakamlara ulaşmıştır. 2019 yılında da hiper enflasyon probleminin devam edeceği anlaşılmaktadır. 2018 yılı Ağustos ayında 5 sıfır atılmak suretiyle piyasaya sürülen yeni para birimi de, hiper enflasyon ortamında hızla değer kaybetmektedir.
 
Diğer taraftan, Uluslararası Para Fonu (IMF) da Venezuela ekonomisine ilişkin tahminlerinde güncelleme yapmıştır. 2018 yılı sonunda enflasyonun %1.370.000 oranında gerçekleşeceğini öngören IMF, 2019 yılı enflasyon oranını ise yüzde on milyon olarak tahmin etmiştir.
Yoksul kesimlerin gelir dağılımını iyileştirme politikaları, enflasyonun başlıca sebebi sayılmaktadır.
 
Venezuela’da 2002 ila 2012 arasındaki 10 yıllık dönemde ekonomi politikaları kapsamında yoğun devletleştirmeler yapılmıştır. Kamulaştırmanın en fazla yapıldığı sektörler; inşaat, tarım, petrol, ticaret ve gıda olmuştur.
 
Ülkede uygulanan makro-ekonomik politikalar, devletleştirme uygulamaları ve kambiyo rejimi; ülkede (özellikle) yatırımcıların ihtiyaç duyduğu ekonomik istikrarı sağlayamamakta, ülkeyi terketmelerine neden olmakta ve yeni yabancı yatırımcıların ülkeye çekilmesini zorlaştıran olumsuz unsurlar olmaktadır.
 
Diğer taraftan, özellikle son iki yıldır gittikçe artan biçimde hissedilen döviz darboğazı, ülke ekonomisinin önümüzdeki dönemde daha da kötüleşeceğinin sinyallerini vermektedir. Venezuela Hükümeti önümüzdeki dönemde uluslararası yaptırımlar, siyasi istikrarsızlık, yüksek enflasyon, yüksek işsizlik, yüksek mali açık, yüksek suç oranları, kontrol edilemeyen döviz kuru, düşmeye devam eden petrol üretimi, fiyat kontrolleri, tahkim davaları, dış borçların ödenememesi gibi çok sayıda sorunla uğraşmaya devam edeceği ekonomi uzmanlarınca değerlendirilmektedir. (Ekonomi ve Maliye Bakanlığı: www.mppef.gob.ve)
 
IMF Batı Yarımküre Direktörü Alejandro Werner yaptığı açıklamada; düşen petrol üretimi ve bozulan makroekonomik dengeler nedeniyle ekonominin 2018 yılında da %18 daralarak çift haneli küçülmeye devam edeceğini, ekonomik faaliyetlerin çöküşüyle birlikte sağlık, elektrik, su, ulaşım ve güvenlik gibi kamu hizmetlerinin ciddi şekilde bozulduğunu ve ülkede gıda sıkıntısının yaşandığını, bu sorunların başta göçmen krizi olmak üzere komşu ülkelerde olumsuz yansımalarının kaçınılmaz olduğunu ifade etmiştir. (2018 temmuz)
 

Ekonomide Yaşanan Sorunların Nedenleri:
20. yüzyılın sonuna kadar Güney Amerika’nın en zengin ve müreffeh ülkelerinden biri olan Venezuela, son yıllarda ciddi bir ekonomik kriz içindedir. Hugo Chavez (1998-2013) zamanında yüksek petrol fiyatlarının da yardımıyla zenginliği topluma yaymaya çalışan ülkede, Chavez sonrasında petrol fiyatlarının da düşmesiyle kriz derinleşmiştir. Ekonomisi son dört yıldır yüksek oranlarda küçülmektedir.
 
2014 yılına kadar seyreden yüksek petrol fiyatları sayesinde, Venezuela Hükümeti kamu harcamalarını artırmış, iddialı sosyal harcama programları geliştirmiştir. Hugo Chavez yönetime geldiğinde varili 10 Dolar olan petrol, sonraki yıllarda artarak 133 Dolara kadar yükselmiştir. 1999-2015 yılları arasında Venezuela, petrol ihracatından yaklaşık 900 milyar Dolar kazanmıştır.
 
Sosyal harcamalar 2000-2014 arasında GSYH’nin %20’sinden %40’lara yükselmiştir. Bu harcamalara bağlı olarak fakirlik ve gelir eşitsizliği hızla aşağı çekilmiştir.
 
Ancak, 2014 yılından itibaren petrol fiyatlarındaki aşağı yönlü sert düşüş eğilimi Venezuela’nın önceki harcamalarını sürdürülemez hale getirmiştir. Petrol fiyatların yüksek olduğu dönemde tasarruf yapılmadığı için fiyatlar düşünce makroekonomik uyum politikaları için gerekli fon bulunamamıştır. Son zamanlarda ekonomik kriz ve yaptırımlara bağlı olarak fakirlik tekrar artışa geçmiş, sağlık koşulları gittikçe bozulmaya başlamıştır. Bir üniversitenin yaptığı araştırmaya göre nüfusun %87’si gerekli gıda ürünlerini alabilecek paraya sahip olmadıklarını açıklamıştır. Okul çağındaki çocukların yetersiz beslenme oranları %30’lara yükselmiştir. Uzun bir süredir görülmeyen kızamık, difteri, verem gibi hastalıkların bazı bölgelerde tekrar salgın haline gelmeye başlamıştır.
 
Venezuela’da asgari ücret resmi kur yada kara borsa kuruna göre yaklaşık 30 katlık bir fark gösterese de oldukça düşüktür. 2018 yılı Haziran ayı itibarıyla 5,2 milyon Bolivar (BsF) olan asgari ücret resmi kurla hesaplandığında yaklaşık 65 Dolara, kara borsa kuruyla hesaplandığında yaklaşık 2 Dolara tekabül etmektedir.
 
Bolivarcı Sosyalizm uygulamalarının bir parçası olarak ekonomideki kamu ağırlığını artımak için bir taraftan yeni kamu şirketleri kurulurken bir taraftan da özel şirketlerin kamulaştırılması ve millileştirilmesi uygulamalarına hız verilmiştir. Başta petrol ve gaz sektörü olmak üzere metal ve madencilik, çimento, tarım, bankacılık ve ileitşim sektörlerinde çok sayıda özel şirket kamulaştırılmış/millileştirilmiştir. Venezuela’dan 6 kat daha fazla nüfusa sahip olan Brezilya’nın 130 kamu şirketi varken Venezuela’nın sahip olduğu kamu şirketi sayısı 500’ün üzerindedir.
 
Venezuela Hükümeti, döviz kuru baskısı karşısında bir taraftan kontrolleri artırırken bir taraftan da çoklu kur sistemine geçmiştir. 2016 yılında ulusal para Dolar karşısında %37 devalue edilerek temel ihtiyaç ve gıda maddeleri ithaltında uygulanan kur 6,3 Bolivardan 10 Bolivara yükseltilmiştir. 2018 yılında ise tekrar tek kur uygulamasına geçilmiş olup, belirli aralıklarla gösterge nieliğinde döviz ihalesi (DICOM) gerçekleştirilmektedir. 2018 yılı Haziran ayı itibarıyla resmi kur 1 Dolar ($) = 80.000 Bolivar (Bfr) düzeyindeyken, kara borsa kuru 1 $ =3.000.000 civarında işlem görmüştür.
 
Dünya Bankası verilerine göre net döviz rezervi (altın hariç); 2008 yılındaki 33 milyar dolar düzeyinden 2017 yılında 3 milyar dolar seviyesine kadar düşümüştür. 2017 yılında altın dahil toplam rezerv tutarı ise 9,7 milyar dolardır.
 
Kamu gelirlerinin GSYH’ye oranı 2010’lu yıllardan itibaren azalmaya başlarken, kamu harcamalarının oranı artış trendini devam ettirmiştir. 2017 yılı itibarıyla 78 milyar Dolar bütçe gelirlerine karşılık 160 milyar Dolarlık bütçe harcaması yapıldığı tahmin edilmektedir.
 
2017 yılında kamu gelirlerinin GSYH’ye oranı yaklaşık %36 iken harcamaların oranının %74 olduğu tahmin edilmektedir. Bu sonuçla kamu kesimi bütçe açığının GSYH’ye oranı %38’lere ulaşmıştır. Aynı dönemde kamu borçlarının GSYH’ye oranı yaklaşık %26 olarak gerçekleşmiştir.
 
Yaklaşık 105 milyar dolarlık dış borç stokuna sahip olan Venezuela 2017 yılı ortalarından itibaren vadesi gelen dış borç ana para ve faizlerini ödeyemez duruma düşmüştür. Ödenmeyen faizler ve devlet petrol şirketi PDVSA’nın borçlarıyla birlikte toplam borçların 140 milyar Doları bulduğu tahmin edilmektedir. Ülkenin 2017-19 döneminde her yıl yaklaşık 12 milyar Dolar ana para ve faiz ödemesi bulunmaktadır.
 
Çin’e olan borçlar Venezuela’nın toplam dış borcunun yaklaşık beşte birini oluşturmaktadır. Çin, son on yılda Venezuela’ya 62 milyar Doların üzerinde borç vermiştir. Bu veri Çin’in tüm Latin Amerika’ya verdiği borçların %53’üne tekabül etmektedir. Çin’in son 10 yılda Venezuela’ya verdiği 17 adet toplam borçtan 55 milyara tekabül eden 12 adeti enerji sektörünü ilgilendirmektedir. Venezuela, 2017 Ekim ayından beri vadesi gelen yaklaşık 1,81 milyar Dolar tutarındaki 16 adet bonosunu ödememiştir.
 
Döviz rezervi (altın hariç), Dünya Bankası verilerine göre, 2008 yılındaki 33 milyar dolar düzeyinden 2017 yılında 3 milyar dolar seviyesine kadar düşümüştür. 2017 yılında altın dahil toplam rezerv tutarı ise 9,7 milyar dolardır. Uzmanlara göre, rezervdeki  düşüşün devam edeceği tahmin edilmektedir.
 
Venezuela’nın mevcut kamusal yükümlülüklerini yerine getirebilmesi için her yıl 25-35 milyar Dolarlık dış kaynağa ihtiyacı bulunduğu tahmin edilmektedir. Uluslararası yaptırımlar nedeniyle Batı merkezli fonlardan dış kaynağa erişim imkanı olmayan Venezuela Hükümeti, Çin ve Rusya gibi geleneksel müttefiklerinden de henüz yeni ilave kaynak elde edememektedir. Rusya 2017 yılı Kasım ayında mevcut alacağını yeniden yapılandırmayı kabul ederken Çin 2016 yılında sağladığı kolaylığı tekrar sağlamamıştır.
 
Venezuela Hükümeti, yeni bir finansman kaynağı olarak 2018 yılı Şubat ayında petrol rezerviyle desteklenen petro kripto parasını piyasaya çıkarmıştır. Ön satışlarda 735 milyon Dolarlık alım niyeti geldiği ilan edilse de Petro, şu ana kadar piyasada işlem görür bir konuma gelememiştir.
 
PDVSA’nın tek başına gerekli yatırımları yapamaması nedeniyle petrol üretimi de düşmektedir.

 
Kambiyo Rejimi:
Venezuela’ya ithalatta en sorunlu alanlardan birini uygulanan kambiyo rejimi teşkil etmektedir. İthalatçıların döviz bulamamaları, dış ticareti zorlaştırmakta, iç piyasada ilaç gibi kritik sektörler de dahil olmak üzere, araba parçaları, çeşitli sanayi girdileri (bu çerçevede bazı sektörlerde üretim yapılması bile sıkıntılı hale gelmektedir) ve hatta süt, yağ, tuvalet kâğıdı, şampuan, sıvı sabunu, traş köpüğü gibi gıda ve temel tüketim ürünleri bile -en azından istenen zaman ve miktarda- dönem dönem bulunamamaktadır.
 
Devletin dövizi yaklaşık son 12 yıldır sıkı biçimde kontrol ettiği ülkede, son düzenleme 1 Şubat 2018 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe girmiştir. Bu tarihten itibaren döviz alım-satım ihalelerinin, en son ihalesi Ağustos 2017'de gerçekleştirilen ve 1 Dolar = 3.345 Bolivar (BsF) seviyesinde olan (DICOM) sisteminden gerçekleştirileceği açıklanmıştır.
 
Yeni düzenlemeye göre gerçek kişilere üç aylık dönemde 420 Avro ve yıllık 1.680 Avroyu, tüzel kişilere ise bir önceki yıl bildirdikleri vergi beyannamelerinin %30'unu ve yıllık 340 bin Avroyu aşmamak üzere döviz alabilme hakkı tanınmaktadır. ABD Doları cinsinden gerçekleştirilen önceki DICOM ihalelerinin aksine, bundan sonra ihalelerin Avro cinsinden yapılacağı açıklanmıştır. Ayrıca, ihalede en düşük teklifin gerçek kişiler için 50 Avro ve tüzel kişiler için 1.000 Avro düzeyinde olacağı belirtilmiştir.            
 
Yeni Para Birimi, Kripto Para ve Döviz Kuru 
Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro 25 Temmuz 2018 tarihinde yaptığı medya konuşmasında önümüzdeki dönemde uygulanacak ekonomi politikalarına dair bazı bilgiler vermiştir. Sözkonusu bilgiler özet olarak aşağıda belirtilmektedir:
 
Mevcut para birimi Bolivar’dan (BsF) 5 sıfır atılmak suretiyle oluşturulan yeni para birimi “Bolivar Soberano-BsS-” 20 Ağustos 2018 tarihinde dolaşıma girmiştir. Detayları açıklanmamakla birlikte, yeni para biriminin petro kripto parasına çıpalanacağı belirtilmiştir.
 
Yeni döviz kuru rejiminin yabancı yatırımları ülkeye çekerek, üretimi canlandırmaya yarayacak şekilde belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Henüz detaylar belli olmamakla birlikte bu açıklama, piyasada geçerliliği olmayan mevcut döviz kuru rejiminin özellikle yurt dışından para girişini kolaylaştırmaya yönelik olarak esnetileceği şeklinde yorumlanmaktadır.
 
Venezuela Hükümeti ayrıca, 2018 yılı Şubat ayında ülkedeki petrol rezerviyle destekli olan kripto para “Petro”yu piyasaya tanıtmış ve nihai amacın yurtiçi ve yurtdışı tüm parasal işlemlerin sözkonusu para ile gerçekleştirilebilir hale getirilmesi olduğunu ilan etmişti. Hükümet bu kapsamda 2018 yılı Ekim ayından itibaren bütün parasal göstergelerin ülkenin yeni para birimi Bolivar Soberano (Bs.S) ile birlikte Petro ile de gösterilmesinin zorunlu hale geleceğini ve Petro ile tasarruf hesabı açılabileceğini ilan etmiştir. Bu kapsamda, Petro’nun önümüzdeki dönemde Venezuela’da iç ve dış ticaret başta olmak üzere tüm parasal işlemlerde hukuken ve/veya fiilen kullanılması zorunlu bir para birimi haline gelme ihtimali bulunmaktadır.
 
Orinoco Petrol Havzası’nda yer alan 29 milyar varillik kanıtlanmış petrol rezervi, devlet petrol şirketi PDVSA kanalıyla Merkez Bankasına tahsis edilmiştir. Böylece, rezerv para yaratmak suretiyle Merkez Bankasının emisyon işleminin destekleneceği ve ekonomik toparlanma için gerekli olan döviz varlıklarına daha kolay erişilebileceği açıklanmıştır.

 
Döviz Bürosu İşlemlerine Tam Serbestiyet Getirilmesi
Hükümetin belirlediği işlemler haricinde döviz ticareti yapılmasını suç sayan Yasadışı Döviz Piyasası Yasası’nın 20 Ağustos 2018 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır.
 
Devlet Başkan Yardımcısı Tareck El Aissami, sözkonusu yasal düzenlemenin ortadan kaldırılmasıyla birlikte yasal döviz bürolarında herkesin serbestçe döviz alıp satabileceğini ve kur politikasının yabancı yatırımları ülkeye çekecek şekilde ayarlanacağını açıklamıştır.
 
Yeni uygulamanın detayları henüz belli olmamakla birlikte, önümüzdeki dönemde kur politikasının daha serbest hale geleceği ve resmi kur ile karaborsa kur arasındaki farkın kısmen kapanma sürecine gireceği değerlendirlmektedir.
 

Dış Yaptırımlar:
Önümüzdeki dönemde ülkeyi zorlayacak en önemli unsur olarak görülmektedir. Şu ana kadar başta ABD ve AB olmak üzere ülkelerin uyguladığı yaptırımları üç boyutta ele almak mümkündür.
 
İlk olarak, silah ve toplumsal olayların bastırılmasında kullanılan çeşitli araç ve gereçlerin Venezuela’ya ihracatına yasak konmuştur. Ayrıca, Venezuela’dan petrol ve altın ihracatını da kapsayacak şekilde yaptırıma konu olan malların genişletilmesi ülke ekonomisine ciddi darbe vurması kaçınılmazdır.
 
İkinci olarak, Venezuela Hükümetine finansman sağlayacak her türlü (finansal) işlem yasaklanmıştır.
 
Son olarak, Venezuela’nın önde gelen gelir kaynağı kamu kurumları (maden/altın, petrol) ve yöneticileri de yaptırım kapsamına alınarak, mal varlıkları dondurulmuş, seyahat yasağı getirilmiş ve bunlarla finansal işlem yapılması yasaklanmıştır. Bu çerçevede, Venezuela devlet petrol şirketi PDVSA 28 Ocak 2019 tarihinde yaptırım listesine dahil edilmiştir. (ABD Yaptırımları: https://www.state.gov/e/eb/tfs/spi/venezuela/ )
 
Sorunların çözümü için Venezuela Hükümetinin içeride toplumsal uzlaşmayı sağlaması, komşularıyla ve uluslararası toplumla gerginliği azaltması ve ülkeyi izolasyondan kurtarması, düşen petrol üretimini tekrar artırmak için gerekli altyapı yatırımlarını gerçekleştirmesi, ekonomiyi petrola dayalı olmaktan çıkarıp çeşitlendirmesi, mali disiplini acilen sağlaması, yabancı yatırımları ülkeye çekecek politikalar üretmesi, özel sektör güvenini ve mülkiyet güvencesini sağlaması gerekmektedir.
 
IMF’nin 2017 yılındaki tahminlerine göre, Venezuela Hükümetinin tutum değiştirip uluslararası kuruluşlarla anlaşmaya gitmesi durumunda, uluslararası finansman ihtiyacı yıllık 30 milyar Dolar civarında olacaktır.
güncelleme:15.4.19