Covid-19 Gelismeleri

16 Eylül 2021

Covid-19 Salgını Nedeniyle Alınan Önlemler:

Uçuş yasakları

Küba'da vakaların son aylarda önemli bir oranda artması (30 Ocak günü 1.000 sınırı aşılmış ve vaka sayısı 1012 olarak gerçekleşmiştir) üzerine, tüm uluslararası yolcuların gelişlerinde 06 Şubat tarihinden itibaren kurumsal karantina uygulanmasına karar verilmiştir. Kararın gelen yolcuların belirlenen karantina önlemlerine uymamaları ve gerekli protokollerin uygulanmaması neticesinde alındığı açıklanmıştır. Turistler, işadamları, yabancı şirket yetkilileri, teknisyenler ile Küba'da akredite yabancı diplomatik personel, yabancı basın mensupları ve onayı önceden alınmış resmi heyetler için Sağlık Bakanlığı (MINSAP), Dış Ticaret ve Yatırım Bakanlığı (MINCEX) ve Dışişleri Bakanlığı (MINREX) protokolleri uygulanacaktır. Sağlık Bakanlığı ve diğer devlet kurumları çalışanları, Havana ve Matanzas'ta belirlenen yerlerde karantina altına alınacak ve tüm gereksinimleri karşılanacaktır. Yabancı öğrenciler ve bursiyerler Sağlık Bakanlığı (MINSAP) ve Yüksek Eğitim Bakanlığı ( MES) tarafından belirlenen yerlerde karantinaya alınacaklardır. Oturum izni olan Kübalılar şehirlerde belirlenen merkezlerde ücretsiz olarak karantina altına alınacaklardır. Karantina süresi sonunda gidecekleri mekanlara ulaşımları ücretsiz sağlanacaktır. Ülkeye gelen yabancılar ve oturum sahibi olmayan Kübalılar, her bölgede belirlenmiş otellerde karantina altına alınacaklar ve konaklama ile ulaşım masraflarını kendileri ödeyeceklerdir.
Diğer taraftan, ulusal, bölgesel ve uluslararası epidemiyolojik son durum ve ülkedeki Covid-19 vakalarının yayılmasını kontrol altına almak amacıyla uçuşlarda yeni tedbirlerin alınmasına karar verilmiştir. Bu itibarla, Amerika Birleşik Devletleri, Meksika, Panama, Bahamalar ve Dominik Cumhuriyeti, Jamaika ve Kolombiya'dan yapılan kısıtlı uçuşlarda 06 Şubat 2021 itibarıyla ilave bir azaltmaya gidilmesine karar verilmiştir. Halihazırda durdurulmuş olan Nikaragua, Guyana, Trinidad ve Tobago, Surinam uçuşlarının bu aşamada tekrar başlatılmamasına karar verilmiş, ayrıca Haiti uçuşları da askıya alınmıştır. Bu ülkelerden yolcusuz uçuşların gelişine, sadece Küba'da mahsur kalan kişilerin tahliyesi amacıyla izin verilecektir. 2020 yılı Mart ayından beridir kapalı olan THY Havana uçuşları henüz başlamamıştır.
Havana uçuşlarındaki tüm operasyonlar, yalnızca José Martí Uluslararası Havaalanı'nın 3 numaralı terminalinden yapılacak ve varış tarihi ile programlarında değişiklik yapılabilecektir. - Tüm yolcuların bagajları ile seyahat etmeleri gerekmekte olup, yolcu beraberinde olmayan bagaj (unaccompanied luggage) uygulaması kabul edilmeyecektir. Yolculara havaalanına gelişte veya gidişte refakat edilmesine izin verilmeyecektir. Giden yolcular için, yalnızca ülkelerine dönen yolcuları transfer edecek bir şoför yetkilendirilecektir. Ayrıca, terminalin içerisine sadece bileti olan yolcuların girme koşulu devam edecektir. Gerekli fiziksel mesafeyi sağlarken yolcu akışını sekteye uğratmamak için terminallerde yeni önlemler alınacaktır.  Küba Sivil Havacılık yetkilileri, havayolları ile gerekli ayrıntıları yeniden gözden geçirecektir. Biletini satın almış olan ve seyahat tarihi 6 Şubat'tan sonra olanlar, diğer uçuş alternatiflerini öğrenmek için havayolları ve temsilcileriyle iletişime geçmelidir. Küba'ya giriş yapan yolcu ve ailelerine, 7 Ocak tarihinden itibaren, bağışıklık sistemini güçlendirici Küba menşeili Nasalferon uygulanmaya başlamıştır. Küba'da talep edildiğinde yabancılara 40 ABD Doları karşılığında Covid-19 test imkanı bulunmaktadır. Vatandaşlara ise söz konusu hizmet ücretsiz olarak verilmektedir. Yurt dışından gelip karantina esnasında zorunlu testlere tabi olan diplomatlardan bu ücret alınmamaktadır. (3 Mart 2021)

Küba'da vakaların önemli bir oranda artması (30 Ocak 2021 günü ilk defa bin sınırı aşılmış ve vaka sayısı 1.012 olarak gerçekleşmiştir) üzerine, tüm uluslararası yolcuların gelişlerinde 06 Şubat 2021 tarihinden itibaren kurumsal karantina uygulanmasına karar verilmiştir. Kararın gelen yolcuların belirlenen karantina önlemlerine uymamaları ve gerekli protokollerin uygulanmaması neticesinde alındığı açıklanmıştır. Alınan tedbirlerde; Küba’ya gelen turistler, işadamları, yabancı şirket yetkilileri, teknisyenler ile Küba'da akredite yabancı diplomatik personel, yabancı basın mensupları ve onayı önceden alınmış resmi heyetler için MINSAP, Dış Ticaret ve Yatırım Bakanlığı (MINCEX) ve Dışişleri Bakanlığı (MINREX) protokollerinin uygulanacağı, MINSAP gibi tüm devlet kurumlarının çalışanları, Havana ve Matanzas'ta belirlenen yerlerde karantina altına alınacağı ve tüm gereksinimlerinin karşılanacağı; yabancı öğrenciler ve bursiyerler MINSAP ve Yüksek Eğitim Bakanlığı (MES) tarafından belirlenen yerlerde karantinaya alınacağı; oturum izni olan Kübalıların şehirlerde belirlenen merkezlerde ücretsiz olarak karantina altına alınacağı, karantina süresi sonunda gidecekleri mekanlara ulaşımlarının ücretsiz sağlanacağı, ülkeye gelen oturum sahibi olmayan yabancılar ve Kübalıların her bölgede belirlenmiş otellerde karantina altına alınacakları ve konaklama ile ulaşım masraflarını kendilerinin ödeyecekleri; ulusal, bölgesel ve uluslararası epidemiyolojik son durum ve ülkedeki COVID-19 vakalarının yayılmasını kontrol altına almak amacıyla uçuşlarda yeni tedbirlerin alınmasına karar verildiği ve bu itibarla, Amerika Birleşik Devletleri, Meksika, Panama, Bahamalar ve Dominik Cumhuriyeti, Jamaika ve Kolombiya'dan yapılan kısıtlı uçuşlarda 06 Şubat 2021 tarihi itibarıyla ilave bir azaltmaya gidilmesine ve ayrıca halihazırda durdurulmuş olan Nikaragua, Guyana, Trinidad ve Tobago, Surinam uçuşlarınin bu aşamada tekrar başlatılmamasına karar verildiği, ayrıca Haiti uçuşları da askıya alındığı; bu ülkelerden yolcusuz uçuşların gelişine, sadece Küba'da mahsur kalan kişilerin tahliyesi amacıyla izin verileceği; Havana uçuşlarındaki tüm operasyonların yalnızca José Martí Uluslararası Havaalanı'nın 3 numaralı terminalinden yapılacağı ve yolculara havaalanına gelişte veya gidişte refakat edilmesine izin verilmeyeceği; terminalin içerisine sadece bileti olan yolcuların girme koşulu devam edeceği; gerekli fiziksel mesafeyi sağlarken yolcu akışını sekteye uğratmamak için terminallerde yeni önlemler alınacağı; bildirilmektedir. 22 Ocak tarihinde, virüsün Güney Afrika varyantının Küba’da da görüldüğü, ancak kontrol altında olduğu açıklanmıştır. (22 Nisan 2021)



 
 


 

 


Ticari Önlemler

Küba Halk Sağlığı Bakanlığı Epidemiyoloji Ulusal Direktörü Dr. Francisco Duran tarafından resmi basın kanallarına yapılan açıklamada, Ada’da geçtiğimiz Mayıs ayında başlanılan aşılama programından bu yana; 16.195.960 doz aşı uygulandığı ve bu sayede kendi anti-Covid-19 aşıları olan Genetik Mühendisliği ve Biyoteknoloji Merkezi tarafından üretilen Abdala ile Finlay Aşılar Enstitüsü tarafından üretilen Soberana 02 ve Soberana Plus aşılarının üç dozlu uygulanmasıyla, 11,4 milyon nüfuslu Küba’da 4.258.396 kişinin aşılandığı bildirilmiştir. Bu aşılama programı gereği olarak bugüne kadar nüfusun %38’inin aşılanmasının tamamlandığı, ancak nüfusun %92’sine ulaşılmasının ardından Küba’da, tahminen Kasım ayı ortalarından itibaren sınırların kademeli olarak açılması ve karantinanın kaldırılması planlamaktadır. En son 11 Eylül 2021 tarihi itibariyle yapılan yeni düzenlemelerle, tüm yurdışından ülkeye gelenlere uygulanan 7 günlük karantinadan başka, aşılı olanlardan PCR test istenmemesi uygulaması getirilirken, aşısı bulunmayan yabancılara ise birincisi havalimanında ve ikincisi 3. günde PCR testi zorunluluğuna devam edilmektedir.
Diğer taraftan, 2021 yılı Haziran ayı itibariyle günlük 10 binlere ulaşan pozitif vaka ve 100 kişiye varan ölüm sayıları ile Salgını kontrol altına çalışan Küba Halkın Sağlık Bakanlığı (MINSAP) yetkililerinin açıklamalarında, 12 Eylül 2021 tarihi itbariyle son 24 saat içerisinde, 8.342 Covid-19 yeni pozitif ve 74 ölüm vakası kaydedilmiştir.  (15 Eylül 2021)



Geleceğe Dönük Beklentiler:

Ekonomiye/başlıca sektörlere etkileri

Finlay Enstitüsü Direktörü Dr. Vicente Verez Bencomo tarafından yapılan açıklamada Faz 1'i tamamlayan Soberana 01 ve Faz 2'ye geçen Soberana 02 aşılarına dair çalışmaların beklenen seyrinde devam ettiği, her iki aşının da olumlu sonuçlar verdiği, nitelikleri bakımından Soberana 02 aşı adayının 14 günlük bir bağışıklık süresi gösterdiği, bu nedenle klinik çalışmalarının daha hızlı devam ettiği, Soberana 01 aşı adayının ise farklı dozlarda uygulanması gereği nedeniyle daha ağır seyrettiği, Faz 2'ye Şubat ayında geçmesinin beklendiği ifade edilmiştir. Dr. Bencomo Soberana 02 aşısına ilişkin açıklamasında, yaklaşık 1.000 gönüllünün aşılandığını, Faz 3 klinik deneylerde Havana'dan 150.000 kişinin aşılanmasının planladığını, Küba'daki epidemiyolojik durum nedeniyle test aşamalarının yurtdışında da gerçekleştirilmesine ilişkin çalışmaların sürdüğünü, Küba halkının 2021 yılının ilk yarısında Covid-19 virüsüne karşı tamamen bağışıklık kazandırılmasının hedeflendiğini kaydetmiştir. (6 Ocak 2021)

Küba Cumhuriyeti Devleti’nde bir ekonomisin parasal birliğe kavuşturulması fikri yıllarca en üst düzey yönetim çevrelerince bir politika olarak dile getirilmiştir. Küba  İç Ticaret Bakan Yardımıcısı Sn. Miriam Pérez’in, 2020 yılı Mart ayı başında yaptığı bir açıklamada; iki para birimin tek bir para birimine dönüştürülmesinin (CUP-konvertibl olmayan Küba pezosu ve CUC-konvertibl Küba pezosu), CUC biriminin tedavülden kaldırılması ve yerine CUP kullanılması uygulamasının en kısa sürede hayata geçirileceği ve söz konusu uygulamanın öncelikle pilot uygulama olarak 7000 den fazla devlet sektörüne ait  restoran, bar ve iş çevrelerinde uygulanmaya başlanacağını ve giderek yaygınlaştırılacağını duyurmuştur. Ayrıca, Küba Dışişleri Bakanı Sn. Bruno Rodríguez Parrilla’nın sosyal medya ve resmi basına verdiği demeçlerinde, konu hakkında halka yeni parasal düzen sürecinin ülkede ekonomik ve sosyal modelin güncellenmesiyle daha iyi sonuçlar doğuracağına ilişkin güvence vermiştir. Ayrıca Sn. Bruno Rodríguez Parrilla yaptığı açıklamalarda; Küba Anayasası'nda belirlenen Devrim'in fetihlerinin korunması ilkesinin her zaman yerine getirileceği ve sosyal yaşantıda görülecek olumlu etkilerinin yanı sıra, tek para birimi uygulaması ile birlikte gereksiz ödemelerin ortadan kaldırılmasının mümkün olacağı ve ihtiyaç sahibi kişilere verilen sübvansiyonların analizi ve tahsisi sürecinin kolaylaşacağı vurgulamıştır. Aynı zamanda Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel tarafından çeşitli vesilerle yapılan açıklamalarda da; Küba'nın ekonomik ve sosyal modelinin güncellemesiyle diğer önlemlerin ilerlemesine izin vermeyen ve birçok sorunun çözümlenmesine neden olacak tek para birimin kullanılması ve döviz kurlarının ayarlanması sürecinin en kısa sürede gerçekleştirileceği duyurulmuştur.

1 Ocak 2021 tarihinde Küba basınında yer alan haberlerde[1] daha önce Kübalı üst düzey yetkililer tarafından duyurulduğu üzere, parasal birleşme sürecinin başladığı ve bu süreç ile birlikte temelde parasal konularda takas ikiliğinin ortadan kaldırılmasının, maaş ve emekli maaşlarının reformunu sağlanmasının, gereksiz ve karşılıksızlıksız aşırı sübvansiyonların ortadan kaldırılmasının hedeflendiği vurgulanmıştır. Küba Merkez Bankası’ndan sorumlu (BCC) Bakanı Marta Sabina Wilson González tarafından 4 Ocak 2021 tarihinde yapılan açıklamalarda[2] ise söz konusu tedavülden kaldırılacak para biri Konvertıbl Küba Pezosu-CUC’nun 6 ay içerinde tümüyle kaldırılacağı ve bu süre içerisinde tüm resmi döviz bürolarında (CADECA) ve bankalarda geçmişte olduğu gibi 1 CUC=24 CUP oranında bozdurulabileceği ve aynı zamanda konvertıbl yabancı paralar karşısında konvertibl olmayan Küba pezosu-CUP’nun artık konvertıbl olacağını ve 1 ABD Dolarının 23,50 CUP (alış) ve 24,50 CUP (satış) aralığında işlem göreceğini bildirmiştir.
Diğer taraftan, banka döviz kuru değişim işlemlerinde Avro kurlarına baktığımızda, Küba devlet bankası Banco Metropolitano S.A. verilerine göre; 12 Ocak 2021 tarihi itibariyle 1 Avro 28.58 CUP (alış) ve 29.79 CUP (satış) aralığında değişim sağlanmaktadır. Ayrıca, Küba Cumhuriyeti Devlet yetkililerince, söz konusu para birliği politikasının bir sonucu olarak bu şekilde Küba para biriminde develüasyon yapıldığından da bahsedilmektedir. Aynı Bankanın kayıtlarına göre; 2020 yılında Ocak ile Aralık ayları arasında zaten Covid-19 Salgınının da etkisiyle azalan döviz gelirlerinin bir sonucu olarak yaklaşık %11’lik bir develasyon yapıldığı gözlenmektedir. (12 Ocak 2021)

Küba ekonomisinde parasal bütünlük ve tek para birimi kullanımı çerçevesinde getirilen ekonomik tedbirler ile birlikte, Covid-19 Salgınının başlamasıyla birlikte 2020 yılında getirilen kısıtlamaların bir sonucu olarak en önemli gelir kaynağı olan turizm ve hizmetler sektörünün adeta durması sonucunda görülen döviz gelirlerindeki ciddi azalma ve ithalat bağımlısı ekonominin özellikle halkın gıda ihtiyacını karşılamak için döviz gelirlerine ihtiyaç duyması nedenleriyle ekonomik bir çözüm olarak Küba Devleti iç piyasada alış-veriş imkanlarının konvertıbl para birimleri ile yapılabilmesi için serbestçe dönüştürülebilir para birimi (MLC) hakkında düzenlemelere gitmiştir. Söz konusu düzenlemelerde Küba Halkının yurtdışında yaşayan yakınlarından gelecek olan döviz gelirlerini de sisteme katmak için Halkın Kübalı Bankalar tarafından verilen bankamatik kartlarını yaygın bir şekilde kullanmalarının sağlanması ve bu şekilde döviz girdilerinin artırılması hedeflenmektedir.
Bu uygulamalardan bir tanesi olan ve tarımsal girdi malzeme ve ekipmanın  serbestçe dönüştürülebilir para birimi (MLC) cinsinden iç pazarda satışıyla birkaç ay içinde yaklaşık 300.000 ABD doları toplandığı ve bu uygulamanın çiftçiler ve üreticiler tarafından olumlu karşılandığı bildirilmektedir.[1] Bu uygulama ilk defa 10 Eylül 2020 tarihinde, Tarım Bakanlığına (MINAG) bağlı Lojistik İş Grubu GELMA Holding tarafından stratejik bölgeler olan, Havana (batı), Villa Clara (orta) ve Santiago de Cuba (Doğu) olmak üzere üç ticari merkezde ürünlerin MLC cinsinden pazarlanmasına başlamıştır. Şimdilerde yedi adet açılmış olan ticaret merkezinin yanı sıra Şubat ayında başlanması planlanan 8 yeni ticaret bölgesi ile birlikte her il için bir tane olmak üzere 16 yeni bölgede faaliyete geçmesi beklenmektedir. Bu yeni satış yöntemi, yurtdışından girdi sağlama sürecinin daha hızlı olması mümkün olduğu için çiftçilerce tercih edilmektedir. ABD ambargosu yüzünden para transferlerinde yaşanan sorunların yanı sıra peşin para ile satın alma imkanlarının bulunmaması ve Küba ithalatında 360 gün ve teyitli olmayan akreditif kullanımının bir devlet politikası olarak kullanılması ve yabancı firmaların söz konusu ambargo nedeniyle ticarette kredi ve sigorta imkanlarının olmaması tarımda aktif girdi politikalarına engel olmaktadır. Ancak bu uygulama ile bir ölçüde ithalatta peşin alımların daha kolaylaştırıldığı düşünülmektedir. Sonuç olarak, 2.000'e yakın yerel müşteri tarım ile ilgili mağazaları ziyaret ederek ve 611'i üreticiden, 17'si şirketlerden olmak üzere toplam 628 adet satın alma gerçekleştirilmiştir. En çok satılan ürünler arasında elektrotlar, lastikler, eğeler, piller, yem, gübre ve böcek ilaçları, palalar ve plastik kaplar bulunmaktadır. Geçtiğimiz Aralık ayında, 4’ü ithalatçı firma ve 12'si ulusal sanayi şirketi olmak üzere toplam 16 sözleşme yurtdışı firmalarıyla imzalanmıştır. Ayrıca, çok katmanlı kömür çuvalları, yumurta tepsiler, botlar, vinil boyalar, eldivenler, jüt çuvallar, vagonlar, multiploug, düz eğeler, plastik kovalar, çok amaçlı kutular ve sanitasyon ürünleri gibi ulusal üretim hattını sağlayacak 32 yeni ürün için 25 yeni sözleşme müzakere sürecinde bulunmaktadır. Ocak ayı içerisinde ise Kübalı firma İnşaat Malzemeleri İş Grubu; gri P-350 ve PZ-250 çimento, beyaz çimento, tutkal harcı ve kontrplak temini için sözleşmelerini tamamlaması ve Agroforestry Group Kübalı Firmasının ise ahşap ve doğal reçinelerin tedariki için sözleşmeler yapması beklenmektedir.
Küba tarım sektöründe önemli ihracat malzemesi olan tütün ve tütün ürünlerinin üretim kapasitesini artırmaya yönelik tarım politikalarının desteklenmesi kapsamında  yakın zamanda tamamlanan 2019-2020 kampanyasında % 81'in üzerinde ihracat için kapalı tütün tabakası üretiminde bir performans sağlandığı bildirilmektedir[2]. Orta Küba Bölgesi Sancti Spiritus eyaleti Cabaiguan Belediyesinde bulunan bilimsel kurum “Tütün Deney İstasyonunun yöneticisi Frene Delgado Herrera; geçen yıl 28 araştırma projesi geliştirmeyi taahhüt ettiklerini, sadece tarım branşındaki sorunlar değil, aynı zamanda bu ürünün uluslararası düzeyde müşterilerine, çoğunlukla Avrupa pazarına satılması da dahil olmak üzere üretim sürecinin geri kalanında da çeşitli kolaylaştırıcı çözümler üretmeyi amaçlandığını, üreticilerine, özellikle yüksek tarımsal verim elde etmek amacıyla eğitim verilmesini, Küba ekonomisine 18 milyon pesodan fazla katkı sağladığını, yeni teknolojilerin uygulanmasının sağlandığını bildirmiştir. Uzmanlara göre, Küba tarımındaki en güvenli ihraç edilebilir maddelerden birisi olan tütün ve tütün ürünlerinin özellikle  söz konusu Cabaiguan Deney İstasyonunda üretildiği; Küba’da tütün üretimi genetiğini korumak ile ilgili yürütülen çeşitli çalışmaların %71'ini bünyesinde geliştirdiği; grubun sektörün öncü sanayi ve üretim süreçlerinde olduğu; tütün üretim kayıplarını azaltmak için çaba sarf ettiği, tütün üretiminde verimliliği garanti altına almak için 2030'a kadar 34 yeni projeyi hayata geçireceği ve söz konusu tütün ürünlerinin Küba’da üretilen çeşitlerin arasından %62'sinin orijinal ve temel tohum türlerinden olduğu bildirilmektedir. (14 Ocak 2021)

Küba Ekonomi ve Planlama Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Alejandro Gil Fernández[1], Küba Halkın Gücü Ulusal Parlamentosu’nun (ANPP) 9. Yasama Dönemi 6. olağan oturumunda yaptığı konuşmasında; son yıllar itibariyle sıkılaşan ABD ambargosunun etkileri ile birlikte Küba ekonomisindeki yapısal yetersizliklerinin yanı sıra Covid-19 Salgını nedeniyle getirilen sıkı tedbirler sonucunda Küba milli gelirinde önemli bir paya sahip olan turizm ve ihracat gelirlerinin azalmasından dolayı 2020 yılında Küba ekonomisinin %11 oranında daraldığının tahmin edildiğini ve 2021 yılında %7’lik bir büyüme hedeflerinin olduğunu bildirmiştir. Sn. Gil, aynı zamanda ekonominin bu kötü etkilerden arınarak düzlüğe çıkmasının en az iki yıl süreceğini belirtmiş ve söz konusu tahminin; Karayip Bölgesi ülkelerinin %7,7'lik  ekonomik büyüme düşüşüne kıyasla Küba için ekonomik büyümede %8,5'lik bir daralma öngören Birleşmiş Milletler Latin Amerika ve Karayipler Ekonomik Komisyonu'nun tahmininden de daha kötü olduğunu vurgulamıştır. Söz konusu konuşmasında Sn. Gil, 2020 yılı için planlanan devlet gelirlerinden ancak %55’lik bir payın sağlanabildiğini, ithalatın %30 azaldığını, ithalatında %50’den fazla paya sahip petrol, gıda ve zaruri maddelerde 2020 yılında ithalatın 2019 yılına göre %15 oranında azaldığını, 2019 yılında 4 milyon kişi olan turist girişlerinin 2021 yılında 2,2 milyon kişi olması halinde ekonomide bir düzelmenin sağlanabileceğini, bu artışta en fazla yurtdışında ikamet eden Kübalılar segmentinin toparlanmasını düşünüldüğünü ve ziyaretçi sayısının 2020'ye göre ikiye katlanması beklendiğini; Küba Peso’sunda yaşanan devalüasyonun ve ekonomik yeniden yapılandırma çabalarının 2021 yılında ekonomide olumlu bir atmosfer sağlayacağını söylemiştir. Dış borç yüküne değinen Sn. Gil, bu yükün altından kalkabilmek için gerek Rusya ile olan dış borç görüşmelerinin olumlu sonuçlandığını ve buna benzer geri ödeme planı görüşmelerinin Paris Kulübü ülkeleri ile de yapılacağını duyurmuştur. ABD ablukasının yarattığı olumsuz koşullara rağmen Küba’nın ihracatına konu mallarda çeşitliliğe gidileceğini ve aynı zamanda miktarın artırılacağını bildiren Sn. Gil, ihracatlarında %19’luk bir atış hedeflediklerini ihracat kalemlerinde önemli maddelerden olan hem nikel hem de şeker ihracatı için 2021'deki artışların önemli beklenmese de, 2030'a kadarki tahminlerinde olası bir yükseliş eğilimine işaret etmiştir. Bu nedenle her iki üründe de ihracat ve üretim hacimlerinin artırılmasının hedeflendiğini ancak tarımsal verimliliğin artırılması çalışmalarının sonuçlarına göre şeker üretimini artırabileceklerini ve bu konuda başlatılan tarım projeleri ile bir sonuca ulaşabileceklerini, ancak aynı öngörünün zor görüldüğünü ve şeker üretimi hasadının sonuçlarına göre bu konuda bir gelişme olacağını bildirmiştir. Diğer taraftan çinko fiyatları için öngörünün yukarı yönlü olduğunu ancak çok fazla ümit vermediğini, rom içki fiyatlarındaki %12’lik bir artış ile ihracat değerlerinin arttığını ve bu haliyle ihracat kalemleri içerisinde rom maddesinin önemli büyüme gösteren tek kalem olduğunu belirtmiştir. (26 Ocak 2021)

3 Şubat 2021 tarihinde basında yer alan bir haberde, Küba Dış Ticaret ve Yatırım Bakanlığı'nın (MINCEX) Dış Ticaret Genel Müdürü Vivian Herrera Cid’in verdiği bilgiye göre, Küba’nın mal ve hizmet ihraç etme potansiyelini araştırmaya yönelik yapılan bir anketten bahisle ihracat kapasitesinin Küba ekonomisinde önemli döviz girişine katkıda bulunan eylemlerden biri olduğunu, Ağustos 2020'de Küba ekonomisinin devlet dışı sektöre dış ticaret imkanı tanıyan ve ihraç edilebilecek mal ve hizmetleri çeşitlendiren mevzuat düzenlemelerinin onaylandığını ve bunun sonucunda da 2020 yılında toplam 22 milyon dolar değerinde 863 sözleşmenin imzalandığını ancak bunlardan sadece 42'sinin ihracat ve 821 tanesinin ise ithalat ile ilgili olduğunu, Küba ekonomisinin yüksek ithal kapasitesi ile çalıştığını, ancak bu döngünün ters çevrilerek ihracata önem verilmesi gerektiğini, devlet dışı yönetim biçimlerinin bir istisna olmadığını, ülkenin sanayilerinin teknolojik olarak eskidiğini, ticari hareketsizlik ve işlemlerin çokluğundan dolayı ihracatta düşüş yaşandığını, ulusal sanayinin tüm ekonomik aktörlerinin artan talebi karşılayabildiği ölçüde bu döngünün tersine çevrilmesinin mümkün olabileceğini açıklamıştır. Bu kapsamda Küba’nın çeşitli ülkelerle yaptığı ticaret anlaşmaları sayesinde tarifelerde avantajlar elde edebildiğini bildiren Sn. Herrera Cid, resmi rakamlara göre 2021 Ocak ayının ilk yarısına kadar 4.450 özel işletmenin başvuruda bulunduğunu ve bunların sadece 2.081’nin ise kurulma aşamasında olduğunu vurgulamıştır.4 Şubat 2021 tarihinde yayımlanan bir haberde ise, Küba Başbakanı Manuel Marrero’nun, Kazakistan'ın en büyük şehri Almatı'nın (5 Şubat) ev sahipliği yapacağı Avrasya Hükümetler arası Konseyi'nin çevrimiçi oturumuna katılacağı duyurulmuştur. Küba Dışişleri Bakanlığı (MINREX) internet sayfasından da duyurulduğu üzere; Küba Cumhuriyeti Devleti, geçen Aralık ayında Avrasya Ekonomik Birliği'nde[2] gözlemci devlet olmasının ardından böyle bir etkinliğe ilk kez katılacak olmasının blok içinde ve üye ülkeler ile arasında ticari ve ekonomik işbirliği sağlamak için önemli fırsatlar sunacağı ve aynı zamanda diğer bölgesel girişimlerle önemli bağlantı imkanları sağlayacağı bildirilmektedir. Aynı haberde; Rusya Büyükelçisi Julio Garmendia’nın Küba’nın tarihi dostluk bağları ile yakın olduğu Ermenistan Cumhuriyeti, Beyaz Rusya Cumhuriyeti, Kazakistan Cumhuriyeti, Kırgız Cumhuriyeti ve Rusya Federasyonu ülkelerinin üyeliğini içeren Avrasya Ekonomik Birliği’nin Küba Daimi Temsilcisi olarak atandığı da bildirilmektedir. (9 Şubat 2021)

Havana'da PCR testlerinde kullanılan çubukları (swaps) üretmek amacıyla yatırımların arttığı ve BioCubaFarma Business Group'a ait Küba Nörobilim Merkezi (Cneuro)’nın bahsekonu çubukların üretilmesinin yatırım sürecinde önemli bir aşama kaydettiği bildirilmektedir. Haberlerde, Güney Afrika Cumhuriyeti Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa'nın, Güney Afrika Hükümetinin 2021 yılı Nobel Barış Ödülü’ne Afet Durumlarında ve Ciddi Salgın Hastalıklarda Uzman “Henry Reeve Uluslararası Doktorlar Birliği”ni aday göstermek için bir teklif hazırlayacağını açıklamıştır. Haberde ayrıca, Küba Sağlık Tugayı'nın, Afrika’da Kasım 2020 sonu itibarıyla 38.000'den fazla insanı tedavi ettiği açıklanmıştır. Barbados Başbakanı Mia Mottley, Küba'nın işbirliğini överek, dünyayı Küba'nın tıp alanında diğer ülke halklarının sağlığını korumak için verdiği destek ve çabayı takdire çağırmıştır. Başbakan devamla, Kübalı sağlık çalışanlarının, şu anda 100'den fazla doktor, hemşire ve klinik laboratuvar teknisyeninin çalıştığı Barbados gibi birçok ülkeye yardım ettiğini vurgulayarak, 25 Ocak'ta, 11 doktor ve 4 laboranttan oluşan bir sağlık grubunun da adada Covid-19 ile mücadelede destek veren Henry Reeve Sağlık Tugayına katılmak için Barbados’a geldiğini belirtmiş ve işbirliği yapılmasının önemine vurgu yapmıştır. Cuba-Si adlı Alman kuruluşunun, Küba’ya 18.811 Avro tutarında muayenehanede kullanılan eşyalar, sarf malzemeleri, iç çamaşırları, kişisel bakım-temizlik ürünlerinden oluşan tıbbi malzemeler ve eşyalar bağışladığı ve bu bağışın, adı geçen kuruluşun Küba’da Covid-19 Salgınının ortaya çıktığının ilan edilmesinden sonra yaptığı beşinci, bu yıl içinde yaptığı ilk yardım olduğu belirtilmiştir. Diğer taraftan, 22 Ocak tarihinde, virüsün Güney Afrika varyantının Küba’da da görüldüğü, ancak kontrol altında olduğu açıklanmıştır. (3 Mart 2021)

 Kaynak: Havana Ticaret Müşavirliği
 
Havana Ticaret Müşavirliğinin görev yeri itibariyle Küba dışında akredite olduğu Bahamalar, Jamaika, Dominik Cumhuriyeti ve Haiti Ülkelerindeki COVID-19 Salgınına ilişkin ekonomik, sosyal ve ticari gelişmeler

BAHAMALAR 

Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre; 02 Haziran 2021 tarihi itibarıyla Bahamalar'da teyitli vaka sayısı 11.930 (685 aktif vaka), iyileşerek taburcu edilen hasta sayısı 10.932'dir. Virüse bağlı ölüm sayısı 232 olup, 28 ölüme ilişkin araştırma sürmektedir. 02 Haziran tarihinde 396 test gerçekleştirilmiş olup, tamamlanan toplam test sayısı 98.894'dür.
Bahamalar Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Bahamalar'da bugüne kadar 55.037 doz aşı yapıldığı ve 8.659 kişinin iki doz ile aşılamalarının tamamlandığı, yaklaşık 46.378 kişinin tek doz aşı olduğu ve aşılamalarının tamamlanması için ikinci dozu bekledikleri belirtilmiştir. New Providence'da 34.344 kişi ilk doz aşıyı alırken, 7.051 kişi tam olarak aşılanmış olup, Grand Bahama'da 6.796 kişi ilk dozu aşıyı olurken 1.602 ikinci doz ile tam olarak aşılanmıştır.
Bahamalar Başbakanı Dr Hubert Minnis 24 Mayıs 2021 tarihinde yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında, COVID-19 vakalarındaki hızlı artışı azaltmak amacıyla Cat Adası ile Kuzey ve Orta Andros'da 25 Mayıs 2021 tarihinde saat 20:00'den başlamak üzere 14 günlük tam bir kapanma kararı alındığını duyurmuş ve bu kararın bilim adamlarının tavsiyesiyle alındığını, karantina esnasında Cat Adası ile Kuzey ve Orta Andros'a gidip-dönüşün de yasaklandığını belirtmiştir. Bahamalar Hükümeti, Berry Adaları'ndaki Bullocks Limanı ile Great Harbour Cay'deki karantinanın Pazartesi gününe kadar uzatıldığını duyurmuştur.
Bahamalar Hükümeti, Bahamalar'a seyahat eden ve transit geçen aşılanmış kişilere yönelik kısıtlamalardaki değişiklikleri özetleyen yeni acil durum bildirisi yayınlamıştır. Bu bildiri, Genel Vali CA Smith'in, devam eden koronavirüs (COVID-19) salgını nedeniyle Bahamalar'da 14 Mayıs'ta yürürlüğe giren yeni olağanüstü hal ilanından sonra açıklanmıştır. Sözkonusu Bahamalar COVID-19 Yeni Acil Durum Yönetmeliği Kararları uyarınca:
  • Kapalı mekanda servis vermeleri daha önce yasak olan adalardaki restoranlar artık COVID19'a karşı tamamen aşılanmış müşterileri kabul edebilecektir. Bu karar New Providence ve Abaco için geçerlidir. Müşteriler aşılandıklarına dair kanıtlayıcı belgeyi ibraz etmeli ve personel dahil herkes COVID-19 protokollerine uymaya devam etmelidir.
  • Aşılanması tamamlanmış yolcuların artık New Providence ve Grand Bahama'dan seyahat ederken RT-PCR testi yaptırma zorunluluğu kaldırılmış ve New Providence veya Grand Bahamalar'dan seyahat ederken adalar arası seyahatin beşinci gününde ikinci test yaptırmaları da gerekmeyecektir.
  • Bahama vatandaşları ve Bahamalar'da ikamet edenler dahil aşıları tamamlanmış tüm yolcuların Bahamalar'a girmek için RT-PCR yaptırma zorunluluğu kaldırılmış mamafih seyahat sağlık vizesi ibraz zorunluluğu devam edecektir.
  • Tamamen aşılanmış yolcular için uluslararası seyahat sağlık vizesi ücretleri vatandaşlar ve ikamet edenler için 10 dolara düşürülmüş olup, tamamen aşılanmış yolcular için yurt içi seyahat vizeleri ücretsiz olacaktır.
  • Sahte aşı belgesi sunmanın cezası 10.000 ABD Doları veya iki yıllık hapis cezası veya her ikisi olarak kararlaştırılmıştır.
  • RT-PCR COVID-19 testi gerekliliği, aşılanması tamamlanmamış New Providence ve Grand Bahama'dan seyahat eden herkes için yürürlükte kalacaktır. Yeni genelge kapsamında Abaco, Eleuthera ve Exuma'dan seyahat eden bireyler için RTPCR testi zorunluluğu kaldırılmış ve bu Aile Adaları'ndaki günlük sokağa çıkma yasakları kaldırılmıştır.
  • Grand Bahama’daki günlük sokağa çıkma yasağı 23:00-05:00 arasında uygulanmaya devam edecek olup, New Providence'deki sokağa çıkma yasağı da 22:00-05:00 arasında uygulanmaya devam edecektir.
Bahamalar Hükümeti pandemi önlemleri çerçevesinde 12 Mayıs tarihinden itibaren Haiti ile olan seyahat yasağının 30 gün daha uzatıldığını duyurmuştur. Bahamalar Hükümeti 30 Nisan 2021 tarihinde "Halk Sağlığı Önlemleri ve Protokolü"nün PCR Testi Uygulamaları kapsamında aşağıdaki şekilde güncellenmiştir.
  • Hemen geçerli olmak üzere, ikinci doz dahil aşılanması tamamlanmış Bahamalar vatandaşları veya ikameti olanlar New Providence, Grand Bahama, Abaco, Exuma ve Eleuthera'dan adalar arası seyahat ederken COVID-19 testinden muaf tutulacaklardır.
  • 1 Mayıs 2021 tarihinden itibaren, Bahamalar'a aşılanması tamamlanmış ve iki haftalık bağışıklık dönemini geçirmiş olan diğer ülkelerden gelen yolcular Bahamalar'a giriş ve adalar arası seyahat için COVID-19 testinden muaf tutulacaklardır.
  • Aşılanması tamamlanmamış olup Bahamalar'a giren ve /veya Nassau & Paradise Island, Grand Bahama Island, Abaco, Eleuthera veya Harbour Island'dan adalar arası seyahat eden aşılanmamış yolcuların varış tarihinden en geç 5 gün önce alınmış bir negatif COVID-19 PCR testini ibraz etmeleri gerekmektedir.
  • Bahamalar'a giriş için test sonucu negatif olmalıdır. Bahamalar'da bir gece kalan 10 yaş ve altı çocuklar ile havayollarının mürettebatı bu uygulamadan muaftır.
  • Bahamalar Seyahat Sağlık Vizesi başvurusunu tamamlamak için negatif PCR test sonuçları sisteme yüklenmeli ve Bahamalar'a varışta sunulmalıdır.
  • 5 günden daha eski test sonuçlarını ibraz edenlerin Bahamalar'a girişine izin verilmeyecektir. (6 Haziran 2021)
 
 
 
 
JAMAIKA
 
Jamaika Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre; 2 Haziran 2021 tarihi itibarıyla Jamaika'da teyitli vaka sayısı 48.733 (21.601 aktif vaka), iyileşerek taburcu edilen hasta sayısı 25.802, şüpheli vaka sayısı 42.621'dir. Virüse bağlı ölü sayısı 951 olup, 147 ölüm ise inceleme altındadır. Teyitli vakalar arasından yurt dışı kaynaklı enfeksiyon sayısı 943'dür. 02 Haziran tarihinde 2.644 test gerçekleştirilmiş olup, bugüne kadar tamamlanan toplam test sayısı 386.678'dır. Jamaika Sağlık Bakanlığı, 5 Haziran 2021 Cumartesi günü 10:00-16:00 saatleri arasında National Arena'da, Mart ayında ilk doz AstraZeneca aşısını olan ve 5 Haziran'da ikinci doz süresi gelen 600'den fazla Jamaikalı'ya AstraZeneca aşısının ikinci dozunun uygulanması için yoğun bir kampanya başlatıldığını duyurmuştur. Jamaika Başbakanı Andrew Holness 4 Mayıs tarihinde Temsilciler Meclisi'nde yaptığı konuşmada, Jamaikalılardan özür dileyerek ülkenin halen pandemide "tehlike bandı" içinde olduğundan dolayı en az dört hafta daha sokağa çıkma kısıtlamalarının devam edeceğini açıklamıştır. Başbakan Holness ayrıca, son birkaç haftada uygulanan sıkı önlemlerin pozitif vaka sayısı ve hastaneye yatışların azalmasıyla "virüsü yavaşlatmada" etkili olduğunu açıkça gösterdiğini, bununla birlikte Jamaikalıların "henüz tehlike bölge"sinden çıkmadığı için düşüş eğilimine sevinmelerinin "erken" olacağını belirtmiştir. Jamaika'da Şubat ayından bu yana ikinci dalganın gelmesiyle Covid-19 vakalarında ve ölüm sayılarında büyük artış yaşanmış ve hastanelerin kapasitelerinin de yetersiz kalması nedeniyle pandeminin yayılmasını önlemek amacıyla sokağa çıkma kısıtlamaları dahil daha katı önlemler alınmış olup, 03 Mayıs'ta süresi dolan kısıtlamaların uygulanma süresi 03 Haziran'a kadar uzatılmıştır.
Jamaika Sağlık Bakanı Dr.Christopher Tufton 29 Nisan 2021 tarihinde düzenlediği Covid-19 dijital konferansında, test için Karayip Halk Sağlığı Ajansı'na (CARPHA) gönderilen 10 Covid-19 virüs örneğinden yedi tanesinin Birleşik Krallık varyantına sahip olduğunu açıklayarak, ajansa 50 numune gönderildiğini ancak test için sadece 10 tanesinin uygun bulunduğunu belirtmiştir. Dr Tufton, diğer üçünün ABD ve İngiltere'de da araştırılan ancak daha hızlı yayılan bir varyant olarak kabul edilen İngiliz varyantından da farklı olarak endişe verici varyantlar olduğunu ve belirlenemeyen mutasyonlara sahip olduğunun belirlendiğini sözlerine ekleyerek, bunun muhtemelen ikinci dalgalanmada yaşanılan hızlı yayılma oranını açıklayabildiğini belirtmiştir. Diğer taraftan, Jamaika'nın İngiltere'ye yönelik seyahat yasağının 30 Nisan’da sona ereceği ve Jamaika Başbakanı'nın da daha önce yasağın uzatılmayacağını açıkladığı bildirilmiştir. Buna göre, Jamaika vatandaşlarına İngiltere üzerinden dünyanın farklı ülkelerine erişim imkanı da sağlanmış olmaktadır. Diğer taraftan, Sağlık Bakanı Dr. Christopher Tufton tarafından yapılan bir başka açıklamada, halkın talebi üzerine, daha evvel yalnızca talep üzerine hasta tarafından satın alınabilen Remdesivir adlı ilaçtan 13 milyon Jamaika Doları karşılığında 800 dozun devlet stoklarına ekleneceği duyurulmuştur. İlacın hastaya tatbik edilebilmesi için sıkı bir protokol uygulanacağı, kullanım için hastanın ailesi tarafından da onay alınmasının mecburi olacağı kaydedilmektedir.(6 Haziran 2021)


DOMİNİK CUMHURİYETİ

Dominik Cumhuriyeti Kamu Sağlığı Bakanlığı tarafından 20 Mayıs 2021 tarihinde yayınlanan bültende,  ülkedeki Covid-19 vaka sayısı son 24 saat içerisinde 636 artarak 281.630'a, ölüm sayısı 3 artarak 3.603’e ulaşmış, 235.608 kişi iyileşmiştir. Ölüm oranı yüzde 1,28 olup, ülkede halihazırda 42.419 aktif vaka bulunmaktadır. Son dört hafta içerisinde pozitif vaka oranı yüzde 12,54, günlük pozitif vaka oranı ise yüzde 16,17 olarak gerçekleşmiş, bugüne kadar toplam test 1.501.540 (antijen + PCR) yapılmıştır. Sağlık Kabinesi, Birleşik Krallık'tan gelen bir yolcuda koronavirüs varyantının tespit edildiğini açıklamış, havalimanlarındaki kontrol protokolleri sayesinde kişinin tespit edilerek izolasyona tabi tutulduğunu kaydetmiştir.
Genel olarak, salgının, başlangıcından bu yana yaklaşık 11 milyon nüfusa sahip ülkede ilk vaka 1 Mart 2020 tarihinde açıklanmış, ilk ölüm ise 16 Mart 2020 tarihinde gerçekleşmiştir. Ülkede bir gün içerisinde vaka sayısında kaydedilen en yüksek artışa ise 2.370 vaka ile 16 Ocak 2021; ölüm sayısında kaydedilen en yüksek artışa ise 36 ölüm ile 3 Eylül 2020 tarihinde ulaşılmıştır. (Ülkede, 12 Nisan 2020 tarihinde 38 ölüm görülmekle birlikte, Sağlık Bakanı sayıdaki yüksekliğin, ölümlerin geç bildirilmesinden kaynaklandığını, bir gün içerisinde hayatını kaybedenleri yansıtmadığını ifade etmiştir).
 Dominik Cumhuriyeti'nde 19 Mart 2020 tarihinde ilan edilen ve 1 Temmuz 2020 tarihi itibarıyla son verilen Olağanüstü Hal, vaka sayılarında yaşanan artış nedeniyle yeniden uygulamaya konulmuştur. Son olarak, 14 Nisan 2021 tarihinde yayımlanan 230-21 sayılı Kararname ile, ülkede uygulanmakta olan olağanüstü hal 16 Nisan 2021 tarihinden itibaren 45 gün daha uzatılmıştır. Diğer taraftan, 319-21 sayılı Kararnameyle, sokağa çıkma yasağının 17 Mayıs 2021 (dahil) tarihinden 30 Mayıs 2021 (dahil) tarihine kadar uzatıldığı (hafta içi 22.00-05.00, hafta sonu 21.00-05.00 saatleri arasında, kişilere ikamet ettikleri yerlere ulaşmaları için her gün gece yarısı 00.00'a kadar süre tanınacak şekilde) bildirilmiştir. Ayrıca Cumhurbaşkanı Abinader, ülkedeki uygulanmakta olan Olağanüstü Hal'in 30 Mayıs 2021 tarihinden itibaren 45 gün daha uzatılmasına yönelik talebini Ulusal Meclis’e iletmiştir. (21 Mayıs 2021)

Ekonomiye Etkileri 

Karayipler'deki en önemli turistik yerlerden biri olan Dominik Cumhuriyeti, son birkaç yılda bölgedeki turizm ve inşaat sektörlerindeki güçlü performansı en yüksek büyüme oranlarını görmüştür. Bu yüksek ekonomik büyüme performansının, aynı dönemde ABD ekonomisindeki toparlanma, düşük benzin fiyatları, kredi kaynaklarındaki artış ve dinamik bir istihdam piyasası tarafından teşvik edildiği bildirilmektedir. Maria Kasırga sonrası Dominik Cumhuriyeti'nın yeniden yapılanma çabaları sonucunda ekonomisi 2018 yılında %7 oranında büyümüş, ancak büyüme 2019 yılında aynı seviyelerde gerçekleşememiştir. IMF kaynaklarına göre; Dominik Cumhuriyeti GSYİH’sının 2019 yılında %5,1 oranında büyüyerek Latin Amerika ve Karayip bölgesindeki en yüksek oranı yakaladığı belirtilmektedir. 14 Nisan 2020 tarihli güncellenmiş IMF tahminlerine göre, Covid-19 salgınının olumsuz etkileri ile birlikte Dominik Cumhuriyeti GSYİH büyümesinin 2020'de % -1'e düştüğü ve salgın sonrası küresel ekonomik duruma bağlı olarak 2021 yılında büyümede olumlu bir gelişme ile %4 seviyelerinin yakalanabileceği bildirilmektedir. Dünya Bankası tarafından yakın zamanda yayınlanan bir raporda ise, Dominik Cumhuriyeti  ekonomisinin 2020 yılında GSYİH'sinin %-6,7 oranında küçüldüğü bildirilirken, 2021 yılında Latin Amerika ile Karayip bölgesi ülkeleri için tahmin edilen ortalama %3,7’lik GSYİH büyümesinin çok üzerinde %4,8 oranında büyüyeceği ve 2022 yılında ise %4,5'lik bir büyümeye ulaşacağı tahmini yapılmaktadır. Bu büyüme rakamları tahminlerinde dış yatırımların ve yardımların büyük payının olacağı vurgulanmaktadır. Nitekim, Dominik Cumhuriyeti IMF’den kotasının %100’ü olan 650 milyon ABD Doları acil finansman desteği talebinde bulunmuş, söz konusu talep onaylanmıştır. Dominik Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı resmi internet sayfasında, 7 Nisan 2020 tarihinde yayınlanan açıklamada yardım talepleri için yaklaşık 16 ülkeye başvurulduğu, çok taraflı kuruluşlar nezdinde de girişimlerde bulunulduğu bildirilmiştir. Mevcut durumda ülkeye gerek farklı ülkelerden (Hindistan, Çin, Meksika, ABD, Katar vs.), gerekse özel şirketlerden ve siyasi partilerden tıbbi malzeme bağışları ve nakdi yardım yapılmaktadır. Öte yandan, Orta Amerika Ekonomik Entegrasyon Bankası (BCIE) koronavirüs salgınıyla mücadele kapsamında Mart ayında Orta Amerika ülkeleri, Belize ve Dominik Cumhuriyeti’ne geri ödemesiz 8 milyon ABD Doları bağışlamıştır. Dünya Bankası 150 milyon dolar tutarında yardımda bulunmuştur. Avrupa Birliği Dominik Cumhuriyeti Temsilcisi, Covid-19 salgınıyla mücadele kapsamında ülkeye 12 Milyon Avro yardım yapılacağını duyurmuştur. ABD Hükümeti, Covid-19 salgınıyla mücadele kapsamında Dominik Cumhuriyeti'ne 1,4 milyon ABD Doları yardım yapacağını açıklamış, daha sonra ilave 2 milyon Dolar ile toplam 3,4 milyon Dolar yapılacağını duyurmuştur. (28 Ocak 2021)

Dünya Bankası, Dominik Cumhuriyeti için büyüme tahminini revize ederek 2020 yılındada -%6,6 olan tahminini, 2021'in sonunda %5,5'e yükseltmiştir. Ülke için öngörülen % 5,5'lik büyüme, Dünya Bankası'nın Orta Amerika bölgesi ve Haiti için yaptığı en yüksek büyüme tahmini olmuştur. Haiti'nin büyüme oranının ise -%3,4'ten -% 0,7'ye yükseleceği tahmin edilmiştir. Dominik Cumhuriyeti ekonomisi 2021'in Şubat ayında %1,1 büyüyerek, COVID-19 salgının başlangıcından bu yana ilk kez pozitif büyüme sergilemiştir. Şubat ayı enflasyon oranı ise %0,65 olarak gerçekleşmiştir. Dominik Cumhuriyetinin büyüme rakamları için başka bir kaynakta (cesla.com) ise;  2021 yılı Mart  ayında %5,3 oranında büyüdüğü ve enflasyon oranının %3,3 oranında tahmin edildiği bildirilmektedir.  Diğer taraftan basına yansıyan haberlerde; Dominik Cumhuriyeti'nin toplam dış borcunun, 2020 yılında en yüksek seviyeye ulaşarak 54.469,3 milyon Dolar'a (GSYİH'in % 69,1'ine eşdeğer) ulaştığı belirtilmektedir. (8 Nisan 2021)



HAİTİ 

Haiti Halk Sağlığı ve Nüfus Bakanlığının Twitter hesabında yayınlanan 28 Mart 2021 tarihine ait verilerde, vaka sayısının 12.803 (artış yok), ölüm sayısının 251, iyileşen sayısının 11.317 olduğu kaydedilmiştir. Haiti'de salgının zirve noktasına ulaştığı Mayıs ayı sonundan bu yana, ülkede ilk kez 28 Eylül 2020 tarihinde yeni bir vaka kaydedilmemiştir.
Salgınla Mücadele Başkanı Dr. Patrick Dely, vaka sayısında devam eden aşağı yönlü eğilim sonucunda bu durumun beklendik bir netice olduğunu, ancak salgının henüz bitmediğini, dolayısıyla ihtiyatlı davranılması gerektiğini hatırlatmıştır. Haiti Halk Sağlığı ve Nüfus Bakanlığı tarafından gönderilen mektupta, ülkedeki COVID-19 vakalarındaki keskin artış nedeniyle, ikinci dalganın engellenmesi için yeniden olağanüstü hal ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulmuştur. Başbakan Joseph Jouthe, "Le Nouvelliste" gazetesine 27 Temmuz 2020 tarihinde yaptığı açıklamada, bilim komitesinin ve çok sektörlü komisyonun durum değerlendirme sürecinde olduğunu, salgının seyrinin izlendiğini, halihazırda olağanüstü halin sona erdiğini ve uzatılmasına gerek olmadığını, ancak sağlık durumundan kaynaklanan olağanüstü hal durumuna dönülmesi gerekirse dönüleceğini, fabrikaların yüzde yüz kapasiteyle çalışmaya başladığını, dini hizmetlerin normale döndüğünü, okulların da yakın zamanda açılacağını, Hükümetin sınırlarda ve havalimanlarındaki durumu yakından takip ettiğini, gece yarısı 00.00-04.00 arasında uygulanan sokağa çıkma yasağının ise devam ettiğini bildirmiştir.
Ulaştırma, seyahat ve turizmle ilgili kısıtlama, uygulama ve açılımlar açısından  Haiti, 15 Mart 2020 tarihinde yegane sınır komşusu Dominik Cumhuriyeti ile kara sınırını kapatmıştır. Haiti'de 19 Mart 2020 tarihinde OHAL ilan edilmiş olup, 20 Mart 2020 tarihinde hava ve deniz limanları da kapatılmıştır. 20 Mayıs 2020 tarihinde OHAL süresi 2 ay daha uzatılmış, 2020 yılı Temmuz'da ise olağanüstü hal uygulaması sona ermiş, yeniden sürenin uzatılması yoluna gidilmemiştir. Havalimanı uçuşlara 1 Temmuz 2020 itibariyle açılmıştır. Haiti Halk Sağlığı ve Nüfus Bakanlığı, 9 Şubat 2021 tarihi itibarıyla ülkeye giriş yapacak yolcuların varıştan en geç 72 saat önce alınmış RT-PCR veya RDT-AG test sonuçlarını ibraz etmeleri gerekeceğini açıklamıştır. Ulusal Sivil Havacılık Ofisi Genel Müdürü Olivier Jean, bahsekonu havalimanının aynı anda 2'den fazla uçağı ağırlayamayacağını, gelen ve giden yolcu salonlarında kalabalığın engellenmesi için çalışılacağını, yolcuların havalimanına en az 3 saat önceden gelmeleri gerekeceğini, COVID-19'un yayılmasını önlemek ve ziyaretçileri karşılamak için bir protokol bulunduğunu belirtmiştir. Jean ayrıca, yalnızca Toussaint Louvertu Havalimanı'nın faaliyete geçeceğini, Cap-Haitien Havalimanı'nın ise yapılacak iyileştirme çalışmalarından sonra açılacağını ifade etmiştir. Dominik Cumhuriyeti'nden Haiti'ye, Haiti merkezli Sunrise havayollarının her gün, Air Century havayollarının ise haftada 3-4 kez olan uçuşları 1 Temmuz'dan bu yana devam etmektedir. Bu çerçevede, 1 Temmuz'dan itibaren Haiti'ye gelecek yolculara önceden dağıtılacak sağlık beyan formunu doldurmaları ve havaalanında varışta gümrük yetkililerine formu ibraz etmeleri uygulaması başlatılmıştır. Ateşi 38 dereceden yüksek olan yolcular ülkeye kabul edilmeyecektir. Uçuş esnasında ve havaalanında maske takılması zorunludur. ABD Dışişleri Bakanlığı (travel.state.gov) tarafından 6 Ağustos 2020 tarihinde yayınlanan açıklamada, Haiti'deki Covid-19 salgını, suç, toplumsal huzursuzluk ve insan kaçırma eylemleri nedeniyle sonuncu aşama olan "4. seviye / seyahat etmeyin" uyarısı yapılmıştır.
Ekonomik ve sosyal durum açısından Haiti’de halk büyük bir yoksulluk içinde, doğal felaketlere ve yaşam kalitesine bağlı kolera, sıtma gibi hastalıklara ilaveten AIDS, Hepatit-B gibi başka hastalıklar da yaygın olduğu, birçok Haitili ülkelerinin içinde bulunduğu başta ekonomik olmak üzere çeşitli sorunlar nedeniyle ülke dışına göç ettiği (ABD, Dominik Cumhuriyeti, Küba, Porto Riko ve Kanada gibi), nüfusun %80’i fakirlik sınırının altında yaşadığı, işsizlik oranının %40’ın üstünde seyretmekte olduğu, istihdam edilen kesimin 2/3’ü de tarım sektöründe geçimini sağladığı, üretimdeki aksaklıklara, gelir dağılımındaki adaletsizlik de eklendiği, nüfusun %1’i milli hasılanın %50’sini temsil ettiği, tarım alanında kayda değer bir üretimin olmaması, sanayi ve hizmet sektörlerinin ise çok zayıf olması nedeniyle halkın başkent Port-au-Prince yoğunlukta yaşadığı ve dolayısıyla ithal gıda ve tüketim malzemelerine ihtiyaç duyulduğu, ihracatında temel kalemleri hazır giyim, kahve, mango, avokado olduğu, ülkedeki ucuz işgücü sayesinde belli ölçüde gelişme imkanı bulan hazır giyim endüstrisi toplam ihracatın yarısından fazlasını oluşturduğu, temel ithal kalemleri gıda ürünleri, makine ve ulaşım araçları ile petrol mamulleri olduğu, en büyük ticaret ortaklarının ise ABD, Dominik Cumhuriyeti ve Çin ülkeleri olduğu, tüm bu nedenlerden dolayı, Haiti’nin koronavirüs salgını ile etkin mücadelede bulunma imkanı olmadığı ve hatta halihazırda tüm ekonomik, sosyal ve siyasi faaliyetler durdurulmuş olduğundan, ülke salgınla mücadele edebilmek için dış desteğe ihtiyaç duyduğu, Haiti’nin dış borçları da ülkenin önemli sorunlarından birisi olduğu, Dünya Bankası ve IMF tarafından dünyanın En Borçlu Fakir Ülkeleri (HIPC) arasında yer aldığı, toplam 1.8 milyar ABD Doları olan borcunun 1 milyar ABD Dolarlık kısmı 2009 yılı sonunda silindiği, aynı şekilde PetroCaribe kapsamında Haiti’ye ucuz petrol sağlayan Venezuela’nın da 2010 yılındaki depremi müteakip Haiti’nin 395 milyon ABD Doları tutarındaki borcunu sildiği bilinmektedir.
28-30 Nisan 2020 tarihleri arasında, "COVID-19: Müdahale finansmanı ve kriz sonrası döneme hazırlık" temasıyla, online olarak gerçekleştirilen 10. Uluslararası Finans Zirvesi'nde (10e Sommet international de la finance) konuşan Başbakan Jouthe, 2020 yılında ekonomik büyümenin %-4 olarak gerçekleşmesinin öngörüldüğünü; tarım sektörü, hizmet sektörü, kamu yatırımları ve kamu gelirlerinde yaşanacak daralmanın büyüme rakamlarını olumsuz etkileyeceğini ifade etmiştir. Başbakan Jouthe ayrıca, 2020 yılı sonunda enflasyonun %23'e, bütçe açığının ise GSYİH'in yaklaşık %6,4'üne ulaşacağının tahmin edildiğini bildirmiştir. ABD’de yaşayan vatandaşlarının gönderdikleri dövizlerin ülke ekonomisinin önemli bir bölümünü teşkil etmektedir. Koronavirüs salgını nedeniyle ekonominin büyük zarar göreceği değerlendirmesinde bulunulmakta, hükümet tarafından bu durumu önleyici tedbirler üzerinde çalışılmaktadır. Başbakan Joseph Jouthe 4 Eylül 2020 tarihinde, Ticaret Odaları, ilgili Bakanlar ve iş dünyasından temsilcilerin katılımıyla yapılan toplantıda yaptığı açıklamada, Covid-19 salgınının etkisiyle artan enflasyonu kontrol edebilmek ve ABD Dolar kurunda istikrarı sağlayabilmek amacıyla, 7 Eylül 2020 tarihinden itibaren tüm ülke çapında, piyasada fiyatların Haiti'nin para birimi Gourde ile gösterilmesi kararının alındığını duyurmuştur. Haiti'de COVID-19 hastalarına müdahale için toplam 1.011 yatak kapasitesine sahip 26 destek merkezi bulunmaktadır.
Dışişleri Bakanı Claude Joseph, COVID-19 salgınının ülkeye verdiği zararı hafifletmek için dost ülkelerden yardım talep ettiklerini, bu kapsamda ABD'nin USAID aracılığıyla Haiti’ye yardım edeceğini, Küba'dan da sağlık ekiplerinin geldiğini bildirmiştir. Bakan Joseph ayrıca, ilaç ve tıbbi malzeme temininin kolaylaştırılması amacıyla Hindistan ve Sırbistan gibi ülkelerle de irtibata geçildiğini kaydetmiştir. Çin menşeli bir şirketle anlaşma yapılarak tıbbi malzeme siparişi verilmiş, Haiti Sanayiciler Birliği Başkanı, Tayvan'ın Port-au-Prince Temsilciliği tarafından da hibe yardım malzemesi sağlanacağı açıklanmıştır.
Dünya Bankası, Haiti’nin COVID-19 salgınıyla mücadele kapasitesinin arttırılması için 1 Nisan 2020 tarihinde, 20 milyon Dolar değerinde hibeye onay verildiğini ve ayrıca sağlık merkezlerinin yenilenebilir enerji kaynaklarıyla desteklenmesi için 6,9 milyon Dolarlık finansmanın onaylandığını açıklamıştır.
IMF tarafından da Haiti’ye yönelik 111.6 milyon Dolarlık krediye onay verilmiştir. ABD Haiti Büyükelçiliği ile Avrupa Birliği de, Haiti'nin COVID-19 ile mücadele kapasitesinin arttırılması için yardım yapılmasının öngörüldüğünü kaydetmişlerdir.
Ülkemizce Haiti'ye hibe edilen ve Dominik Cumhuriyeti'ne, vatandaşlarımızın tahliyesi amacıyla düzenlenen THY charter uçuşuyla 12 Mayıs 2020 tarihinde varan tıbbi yardım malzemesi, Haiti makamlarının isteği üzerine, 19 Mayıs 2020 tarihinde Haiti'nin Santo Domingo Büyükelçiliğinde düzenlenen bir törenle Haiti makamlarına teslim edilmiştir. Dışişleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu ve beraberindeki heyeti Haiti'ye taşıyan uçakla getirilen 3 adet solunum cihazı ve cerrahi maskelerden oluşan tıbbi yardım malzemesi ile TİKA tarafından gönderilen ödenekle Santo Domingo'dan mahallen satın alınan ve 14 karton kutudan oluşan tıbbi yardım malzemesinin (cerrahi maske, N-95 maske, termometre, koruyucu elbise) tamamı da Sayın Bakanımızın talimatlarıyla, ziyaret sırasında 17 Ağustos 2020 günü yetkili Haiti makamlarına teslim edilmiştir.
Fransa'nın Haiti'deki Büyükelçisi France Jose Gomez, Fransız Kalkınma Ajansı'nın (AFD) Haiti'nin sınır bölgelerinde yeralan hastanelerin altyapısının güçlendirilmesi, COVID-19'la mücadelesinin desteklenmesi ve olası bir salgına karşı hazırlıklı olmasının sağlanması amacıyla yürütülecek olan işbirliği projesi için 5 milyon Avro tahsis ettiğini; sözkonusu projenin, Haiti'de sağlık hizmetleri alanında en büyük hükümet dışı kuruluş olan Zanmi Lasante işbirliğiyle hayata geçirileceğini açıklamıştır. ABD'nin Port-au-Prince Büyükelçiliği tarafından yapılan açıklamada, ABD Hükümeti (USAID aracılığıyla) ve Haiti Hükümeti (Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanlığı aracılığıyla) arasındaki anlaşma çerçevesinde, Haiti'ye 24.4 milyon Dolarlık kalkınma yardımı yapılacağı, bahsekonu anlaşmayla birlikte USAID'in 2011 yılından bu yana Haiti'ye toplam 1,8 milyar Dolar yardım ulaştırmış olacağı kaydedilmiştir. (9 Nisan 2021)

 

 
Kaynak: Havana Ticaret Müşavirliği