AB Ormansızlaşmanın Önlenmesi Mevzuatı

Son otuz yılda, bazı ürünlerin tarımsal üretimi kabaca Libya’nın yüzölçümü eşdeğerinde 1.78 milyon km2 lik bir alanda bulunan ormanların yok olmasına yol açarak, iklim değişikliğine ve biyoçeşitlilik kaybına katkı sağlamıştır. Sera gazı emisyonlarının %11’ine neden olan ormansızlaşma, talep gören kimi ürünlerin tarımsal üretimi için ormanların tarım arazilerine dönüştürülmesinden kaynaklanmaktadır. Ormansızlaşmaya %80 oranında soya, et ve palm yağı üretimi neden olmaktadır. Söz konusu ürünlerin tüketiminin %7 ila 10’u AB ülkelerinde gerçekleştirilmektedir.

Avrupa Komisyonu tarafından 17 Kasım 2021 tarihinde Ormansızlaşmanın Önlenmesi Taslak Tüzüğü açıklanmış olup, anılan Taslak ile:

  • Ormansızlaşmaya sebep olan soya, sığır eti, palm yağı, kauçuk, ahşap/ağaç ürünleri, kakao, kahve ve bunlardan elde edilen belirli ürünleri üretimde girdi olarak kullanan çikolata, mobilya gibi ürünler mevzuat kapsamında olup, iki yılda bir yapılacak gözden geçirme sonucunda ürün kapsamı genişletilebilecektir.
  • Mevzuat kapsamındaki söz konusu ürünlerin AB pazarına girişi için ormansızlaşmaya sebep olmadıklarının ve ilgili ülke mevzuatına uygun üretildiklerinin gösterilmesi, ürünlerin ormansızlaşmaya sebep olmayacak şekilde üretildiğini göstermeye yönelik özen yükümlülüğünün (due diligence) yerine getirilmesi gerekecektir.
  • Bu kapsamda, mevzuat kapsamı ürünlerin AB’ye ithalat prosedürleri kapsamında ekonomik operatörlerin bilgilendirme gereklilikleri, risk analizi ve risk önlemesini içeren üç aşamalı özen yükümlülüğü süreçlerini tamamlamaları, bu kapsamda, ürünün tedarikçileri, üretim yeri koordinatları, ormansızlaşmaya neden olmadığına ilişkin bilgilerin sağlanması, sağlanan bilgilere göre risk analizi yapılması, olası risklerin asgariye indirilmesi sürecinin tamamlanması gerekmektedir. Bu kapsamda özen yükümlülüğüne ilişkin beyan süreci tamamlanmadan mevzuat kapsamı ürünlerin AB’ye ithalatı mümkün olamayacaktır.
  • Mevzuat ile ülkelerin ormansızlaşma riskine göre gruplandırılması öngörülmekte ve tedarik zincirlerinin ormansızlaşmayı teşvik etmeyecek şekilde kurgulanması sağlanmaya çalışılmaktadır.
Avrupa Komisyonu tarafından 17 Kasım 2021’de sunulan ormansızlaşmadan arındırılmış ürünlere ilişkin AB Tüzüğü teklifine ilişkin olarak AB Konseyi ve Avrupa Parlamentosu (AP) arasında uzlaşı metni, AP Genel Kurulu’nun 19 Nisan 2023 tarihinde gerçekleştirilen toplantısında onaylanmış; 16 Mayıs 2023 tarihinde ise AB Konseyi tarafından kabul edilmiştir.  (AB) 2023/1115 sayılı Tüzük 9 Haziran 2023 tarihli ve L 150 sayılı AB Resmi Gazetesinde yayımlanmış olup, yayımından 20 gün sonra yürürlüğe girecektir.

Söz konusu Tüzük, sığır eti, kereste, soya, palm yağı, kauçuk, kakao ve kahvenin yanı sıra deri, çikolata, mobilya, basılı kağıt ürünleri ile palm yağı bazlı seçili türev ürünler gibi belirli yan ürünleri ilgilendirmekte olup, Tüzüğün EK 1’inde ürünler HS sınıflandırma kodları ile birlikte listelenmektedir. İlgili ürünleri AB piyasasına süren, bulunduran veya ihraç eden tüm operatörler ve tacirler için zorunlu gereken özeni gösterme (due diligence) kuralları getirmektedir. 30 Aralık 2024 tarihinden itibaren anılan tedarik zincirlerindeki operatörlerin, AB'ye ihraç edilen emtia ve ürünlerin ormansızlaştırma içermediğini ve yasal olarak üretildiğini gösterebilmeleri gerekmektedir. Bu kapsamda, Tüzüğün ikinci maddesine göre ormansızlaşma içermeyen (deforestation-free) ifadesi, tarımsal gıda ürünleri için 31 Aralık 2020 tarihinde sonra ormansızlaşmanın gerçekleşmediği arazilerde üretildiği; sığır eti için ise, büyükbaş hayvanların 31 Aralık 2020 tarihinden sonra ormansızlaştırmaya tabi tutulmuş arazilerde üretilen ürünleri kullanarak beslenmemiş olması anlamına gelmektedir. Öte yandan, "Yasal" ifadesi ise ilgili ürünlerin üretimin yapıldığı ülkenin ilgili mevzuatına uygun olarak üretildiğini ifade etmekte; ilgili mevzuatın, arazi kullanım haklarını, çevrenin korunmasını, ormanla ilgili düzenlemeleri, üçüncü tarafların haklarını, işçi haklarını, insan haklarını, Birleşmiş Milletler Yerli Halkların Hakları Bildirgesinde belirtilenler de dahil olmak üzere özgür, önceden ve bilgilendirilmiş rıza ilkesini, vergi, yolsuzlukla mücadele, ticaret ve gümrük düzenlemelerini içerebileceği belirtilmektedir.

Ayrıca yeni kurallar, çifte yükümlülük getirilmesinden kaçınılması, operatörler ve Üye Devletler için idari yüklerin azaltılması ve küçük operatörlerin, daha büyük operatörlerin hazırlayacağı gereken özeni gösterme beyanlarını kullanmalarına imkan sağlanmasını öngörmektedir.

Bunun yanı sıra Tüzük, üçüncü ülkelere ve AB ülkelerine ormansızlaşma ve orman tahribatı ile alakalı bir risk düzeyi (düşük, standart veya yüksek) tanımlayan bir karşılaştırma sistemi (benchmarking system) oluşturmaktadır. Risk kategorisi, operatörler ve Üye Devlet makamları için, gerekli denetim ve kontrolleri yürütmeleri açısından belirli yükümlülük düzeyini belirleyecek olup, yüksek riskli ülkeler için artırılmış izleme getirilmesine, düşük riskli ülkeler için ise basitleştirilmiş özen kurallarının uygulanmasına imkan sağlanacaktır. Bu kapsamda Üye Devlet makamları, Tüzükte ortaya konulan yükümlülükleri tam olarak yerine getirdiklerini doğrulamak üzere, yüksek riskli ülkelerden ürün ticareti yapan operatörlerin %9’unu, standart riskli ülkelerden ticaret yapan operatörlerin %3’ünü ve düşük riskli ülkelerden ürün ticareti yapan operatörlerin ise %1’ini denetlemek zorundadır. Ayrıca, yetkili makamlar, yüksek riskli ülkelerde bulunan veya bu ülkelerden ihraç edilen her ürünün %9’u üzerinde kontroller gerçekleştirecektir.

Tüzük kapsamında, Üye Devletler, sorumlulara etkili, orantılı ve caydırıcı cezalar uygulanmasını sağlamak durumundadır. Ayrıca, çevreye verilen zararla ve ilgili mal veya ürünlerin değeriyle orantılı para cezalarının, operatörlerin AB'deki yıllık cirosunun en az %4'ü düzeyinde belirlenmesi ve kamu alım süreçlerinden ve kamu fonlarına erişimden geçici olarak hariç tutulmalarını da içermesi gerektiği hükme bağlanmıştır.

Esasen Tüzük, ormansızlaşma ile ilişkili belirli ürünlerin AB pazarına sunulmasına ilişkin koşulları belirlemekte ve dolayısıyla AB üyesi olmayan üreticilere veya ihracatçılara doğrudan yükümlülük getirmemektedir. Öte yandan Tüzük, ilgili ürünlerin "ormansızlaştırma içermediğini" ve "yasal" olduğunu gösteren bilgi, belge ve verilerin kapsamlı bir şekilde izlenebilirliği ihtiyacını doğurmakta olup, AB operatörlerini ilgili emtia ve ürünleri AB pazarına sunmadan önce gerekli özeni göstermekle yükümlü kılmaktadır. Listelenen emtia/ürünlerden birini AB pazarına sunmadan önce, bir AB operatörünün, üretim yapılan ülke veya ülkeleri ve tüm arazilerin coğrafi konumunu içeren bir durum tespiti beyanı (due diligence statement) düzenlemesi gerekmektedir. Böylece, AB şirketlerinin tedarikçilerinden ürünün ormansızlaştırma içermediğini ve yasal olduğunu gösteren bilgileri toplamaları ve analiz etmeleri gerektiği anlamına gelmektedir.

Tüzük kapsamında özen yükümlülüğü gereklilikleri, büyük AB operatörleri için 30 Aralık 2024 tarihinden itibaren; mikro ve küçük AB operatörleri için ise 30 Haziran 2025 tarihinden itibaren geçerli olacaktır.